AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe study demonstrates that Kurdish madrasas function not merely as institutions for transmitting religious knowledge, but as multilayered sociolinguistic fields in which language, collective identity, and cultural memory are reproduced through everyday practices.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study analyzes the everyday life practices of Kurdish madrasas operating in Mardin province and its districts (Artuklu, Midyat, Kızıltepe) within sociological, pedagogical, and sociolinguistic frameworks, focusing particularly on the dimensions of time, space, and language. The empirical basis of the research consists of participant observations conducted in these madrasas and in-depth semi-structured interviews with eleven mudarris and certified/graduated students (K01–K11). The data were analyzed through thematic coding, while participant narratives, observation notes, and written primary sources were cross-checked through triangulation to ensure validity. The theoretical framework is grounded in Bourdieu’s concepts of habitus and field, Fishman’s domain model of language use, Lefebvre’s critique of everyday life, and de Certeau’s concept of tactics. The findings are organized around three principal axes. First, the daily prayers —Tahajjud, Fajr, Duha, Dhuhr, Asr, Maghrib, and Isha prayers— ontologically structure everyday time and generate a distinctive rhythm beyond the modern clock-based schedule. Second, the narrow space known as the hujra becomes a primary site for the production of habitus through collective service practices performed with mir and dorçi students, shared meals, negotiation sessions, and Friday holiday routines; within this space, students internalize bodily discipline, moral dispositions, and institutional identity. Third, Kurdish attains a constitutive linguistic position in all domains, from education and negotiation to daily communication. This institutional legitimacy emerges not through formal authority, but through a bottom-up process shaped by the cultural presence and demographic weight of Kurdish-speaking students. The memorization of Kurdish texts by all students and the gradual adoption of Kurdish as a language of instruction by Arabic-speaking seydas constitute the clearest manifestations of this process. The study demonstrates that Kurdish madrasas function not merely as institutions for transmitting religious knowledge, but as multilayered sociolinguistic fields in which language, collective identity, and cultural memory are reproduced through everyday practices.
Özet
Bu çalışma, Mardin ili ve bağlı ilçelerinde (Artuklu, Midyat, Kızıltepe) faaliyet gösteren Kürt medreselerindeki gündelik hayat pratiklerini zaman, mekân ve dil boyutlarında sosyolojik, pedagojik ve sosyolinguistik bir çerçevede analiz etmektedir. Araştırmanın ampirik zemini; söz konusu medreselerde yürütülen katılımcı gözlemler ve on bir müderris ile mucaz/mezun talebeyle (K01-K11) gerçekleştirilen derinlemesine yarı yapılandırılmış mülakatlardan oluşmaktadır. Veriler tematik kodlama yöntemiyle çözümlenmiş; geçerlilik için katılımcı anlatıları, gözlem notları ve yazılı birincil kaynaklar üçgenleme ilkesiyle karşılıklı sınanmıştır. Kuramsal çerçeve, Bourdieu’nün habitus ve alan kavramları, Fishman’ın dil kullanım alanı modeli, Lefebvre’in gündelik hayat eleştirisi ve de Certeau’nun taktik kavramı üzerine inşa edilmiştir. Bulgular üç temel eksen etrafında örgütlenmektedir. Birincisi, teheccüd, sabah, kuşluk, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarının gündelik zamanı ontolojik olarak yapılandırması ve medresenin modern saat temelli takvimin dışında özgün bir rutin ve ritim üretmesidir. İkincisi, hücre adıyla bilinen dar mekânın mir ve dorçilerle gerçekleşen kolektif hizmet, ortak yemek/sofra, müzakere seansları ve Cuma tatili pratikleri aracılığıyla birincil bir habitus üretme alanına dönüşmesi; talebenin beden disiplinini, ahlâkî eğilimlerini ve kurumsal kimliğini bu mekânda içselleştirmesidir. Üçüncüsü, Kürtçenin eğitimden günlük sohbete, iletişimden müzakereye kadar her alanda kurucu bir dilsel konum elde etmesidir. Bu kurumsal meşruiyet, resmi bir otoritenin zorlamasıyla değil, öğrencilerin kültürel varlığının ve ağırlığının tabandan tavana doğru ürettiği dinamik bir süreçle inşa edilmiştir. Bu dinamiğin en somut göstergeleri, bazı Kürtçe eserlerin tüm talebeler tarafından ezberlenmesi ile anadili Arapça olan seydaların zamanla Kürtçeyi ders anlatım dili olarak benimsemesidir. Bu araştırma, Kürt medreselerine yönelik ezberleri esneterek buraların sadece dini bilginin aktarıldığı yerler olmadığını göstermektedir. Bu kurumlar; gündelik hayatın içindeki sıradan pratikler sayesinde dilin, kolektif kimliğin ve kültürel hafızanın her gün yeniden üretildiği, kendine has ve çok katmanlı birer sosyolinguistik saha olarak karşımıza çıkarmaktadır.