AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe results indicated that some variables become stationary under structural breaks.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Health expenditures can help increase a country's output level by enhancing the efficiency of human capital, thereby raising personal income. Increased per capita health spending enables individuals to live healthier lives and have a longer life expectancy. The aim of this study is to examine the relationship between health expenditures and income distribution in Turkey for the period 1980–2019. Econometric methods that account for structural breaks were employed. First, the Zivot-Andrews unit root test with structural breaks was applied to assess stationarity. The results indicated that some variables become stationary under structural breaks. Next, the Gregory-Hansen cointegration test was conducted to analyze long-term relationships, and the findings revealed the existence of cointegration between health expenditures and income distribution indicators under structural breaks. Finally, the short-run dynamics were explored through Granger causality analysis. The results showed a bidirectional causal relationship between inflation and health expenditures, a unidirectional relationship from the exchange rate to health expenditures, and from both the Gini coefficient and the exchange rate to inflation. However, no direct causal link was detected between health expenditures and the Gini coefficient. These findings suggest that health expenditures may not have a direct short-term effect on income inequality, but may exert indirect impacts through macroeconomic factors such as inflation and exchange rate fluctuations.
Özet
Sağlık harcamaları, beşerî sermayenin etkinliğini artırarak ülkenin çıktı düzeyinin artmasına ve bu yolla da kişisel gelirin yükselmesine yardımcı olabilmektedir. Kişi başına sağlık harcamalarının artması, bireylerin daha sağlıklı yaşamasını ve daha uzun bir yaşam süresine sahip olmasını sağlamaktadır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de 1980-2019 döneminde sağlık harcamaları ile gelir dağılımı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Analiz sürecinde yapısal kırılmalar dikkate alınarak ekonometrik yöntemler kullanılmıştır. Öncelikle, serilerin durağanlık özelliklerini belirlemek amacıyla Zivot-Andrews yapısal kırılmalı birim kök testi uygulanmıştır. Sonuçlar, bazı değişkenlerin yapısal kırılmalar altında durağan hale geldiğini göstermiştir. Ardından, değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişkiyi araştırmak için Gregory-Hansen yapısal kırılmalı eşbütünleşme testi yapılmış ve sağlık harcamaları ile gelir dağılımı göstergeleri arasında eşbütünleşme ilişkisi bulunduğu tespit edilmiştir. Son olarak, kısa dönemli ilişkileri belirlemek amacıyla Granger nedensellik testi kullanılmıştır. Analiz bulgularına göre, enflasyon ile sağlık harcamaları arasında çift yönlü, döviz kurundan sağlık harcamalarına ve Gini katsayısı ile döviz kurundan enflasyona doğru tek yönlü nedensellik ilişkileri belirlenmiştir. Ancak sağlık harcamaları ile Gini katsayısı arasında doğrudan nedensellik bulunmamıştır. Bu sonuçlar, sağlık harcamalarının gelir dağılımı üzerinde doğrudan değil, enflasyon ve döviz kuru gibi makroekonomik değişkenler aracılığıyla dolaylı etkiler yaratabileceğini göstermektedir.