AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThese roles and responsibilities, along with the interpreter’s stance, have led to various criticisms and perspectives regarding ethics and cultural mediation within society.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Translation emerged as humanity began to develop and has become a means of communication required for every field throughout history. As societies evolved, linguistic and cultural differences began to emerge. These differences made communication between people more difficult, leading to various problems. The effort to resolve these issues and facilitate cultural exchange brought translation to the forefront. From the past to the present, interpreters have been trained in various fields—such as political, social, and literary—in both written and verbal forms. The work areas and responsibilities of interpreters and translators differ from one another. This article offers a perspective on ethics and cultural mediation in interpreting. Interpreting exhibits diversity by branching into different sub-disciplines. Consequently, interpreters are assigned different tasks and responsibilities. While the main points interpreters must consider remain the same, their approach differs in each field. These roles and responsibilities, along with the interpreter’s stance, have led to various criticisms and perspectives regarding ethics and cultural mediation within society.
Özet
Tercümanlık, insanlığın gelişmeye başlamasıyla ortaya çıkmış ve tarih boyunca her alanda ihtiyaç duyulan bir iletişim aracı haline gelmiştir. Toplumlar geliştikçe, dil ve kültür olarak farklılaşmalar da başlamıştır. Bu farklılıklar sebebiyle birbirleri ile iletişim sağlamak zorlaşmıştır ve problemler yaşanmaya başlamıştır. Yaşanan problemleri çözüme kavuşturma ve kültürel aktarımları kolaylaştırma çabası, tercümanlığın ön plana çıkmasını sağlamıştır. Geçmişten günümüze siyasi, sosyal, edebi gibi birçok alanda hem yazılı hem de sözlü olarak tercümanlar yetiştirilmeye başlanmıştır. Sözlü tercümanların ve yazılı tercümanların çalışma alanları ve aldıkları sorumluluklar birbirinden farklıdır. Bu makale, sözlü tercümanlıkta etik ve kültürel arabuluculuğun üzerine bir bakış açısı sunmaktadır. Sözlü tercümanlık, kendi içerisinde farklı alt disiplinlere ayrılarak çeşitlilik göstermektedir. Buna bağlı olarak, tercümana da farklı görev ve sorumluklar düşmektedir. Temel olarak tercümanların dikkat etmesi gereken noktalar aynı olsa da her iki alanda da tercümanların duruşu farklılık göstermektedir. Toplum tarafından da bu görev ve sorumluluklar, tercümanların duruşu, etik ve kültürel arabuluculuk açısından çeşitli eleştiriler ve görüşler ortaya çıkmasına sebep olmuştur.