AI Summary & Key Takeaways
AI InsightIt was found that 15.8% of the participants had low and 18.2% had high self-esteem, while 16.3% had low and 15.5% had high life satisfaction.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
The aim of this study is to examine the relationship between life satisfaction and self-esteem among university graduate women aged 35–45. In addition, the effects of demographic variables (e.g., marital status, employment status, age) on these variables were also evaluated. The study was conducted using a quantitative research design and survey method, and data were collected from 406 women aged 35–45 with at least a bachelor’s degree, residing in various provinces of Türkiye. It was found that 15.8% of the participants had low and 18.2% had high self-esteem, while 16.3% had low and 15.5% had high life satisfaction. The data, obtained through the Satisfaction with Life Scale and the Rosenberg Self-Esteem Scale, were analyzed using descriptive statistics, correlation, and regression analyses. The findings revealed a significant and positive relationship between life satisfaction and self-esteem (r = .534, p < .001). Regression analysis showed that self-esteem significantly predicted life satisfaction, explaining 28.6% of the variance (R² = .286, p < .001). Furthermore, demographic variables such as age were found to have significant effects on both life satisfaction and self-esteem. Overall, the results highlight the importance of individual and societal interventions to support the psychological well-being of women.
Özet
Bu araştırmanın amacı, 35–45 yaş aralığında olan üniversite mezunu kadınların yaşam doyumu ile benlik saygısı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Ayrıca, demografik değişkenlerin (medeni durum, çalışma durumu, yaş vb.) bu değişkenler üzerindeki etkileri de değerlendirilmiştir. Araştırma, nicel yöntemle ve anket tekniği kullanılarak yürütülmüş; Türkiye’nin çeşitli illerinden 35–45 yaş aralığında ve en az lisans mezunu olan 406 kadından veri toplanmıştır. Katılımcıların %15.8’inin düşük, %18.2’sinin yüksek düzeyde benlik saygısına; %16.3’ünün düşük, %15.5’inin ise yüksek düzeyde yaşam doyumuna sahip olduğu bulunmuştur. Yaşam Doyumu Ölçeği ve Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği kullanılarak elde edilen veriler betimleyici istatistikler, korelasyon ve regresyon analizleriyle değerlendirilmiştir. Bulgular, yaşam doyumu ile benlik saygısı arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğunu (r = .534, p < .001) göstermektedir. Regresyon analizi sonuçları, benlik saygısının yaşam doyumunu anlamlı şekilde yordadığını ve varyansın %28.6’sını açıkladığını ortaya koymuştur (R² = .286, p < .001). Ayrıca, yaş gibi demografik değişkenlerin hem yaşam doyumu hem de benlik saygısı üzerinde anlamlı etkileri bulunmuştur. Sonuçlar, kadınların psikolojik iyi oluşlarını desteklemeye yönelik bireysel ve toplumsal müdahalelerin önemine işaret etmektedir.