AI Summary & Key Takeaways
AI InsightConclusion: There is no significant association between CWT and ROSC in cardiac arrest patients.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Aim: Prior studies have investigated the association between return of spontaneous circulation (ROSC) and factors that included age, cardiopulmonary resuscitation (CPR) duration, initial rhythm. However, it remains unknown whether there is an association between ROSC and chest wall thickness (CWT). Materials and Methods: This is a prospective single-center study that included patients over 18 years of age with non-traumatic out-of-hospital cardiac arrest (OHCA) or had cardiac arrest in the emergency department. Demographic data of patients, initial cardiac arrest rhythm, place where cardiac arrest occurred, duration of arrest before CPR, whether pre-hospital resuscitation was applied, intubation time, tube diameter, how many joules of shock were delivered, amount of adrenaline and antiarrhythmic drug administration, duration of CPR, whether ROSC was achieved, patient outcome, and CWT measured by ultrasonography were recorded. Results: A total of 112 patients included in the study. Median age was 67.5 (IQR=21) years and 59.8% were male. Sixty-five (58%) of the patients had an OHCA. In 74.1% of the patients, the first detected rhythm was found to be non-shockable (p=0.556). Of 112 patients, 49.1% achieved ROSC. The rate of discharge from the hospital was 5.4%. The median CWT at the 3rd intercostal space right midclavicular line was higher in patients with ROSC with shockable rhythm than in patients without ROSC (24.6 mm vs 19.3 mm; p=0.036). Conclusion: There is no significant association between CWT and ROSC in cardiac arrest patients.
Özet
Amaç: Önceki çalışmalar, spontan dolaşımın geri dönüşü (SDGD) ile yaş, kardiyopulmoner resüsitasyon (KPR) süresi ve başlangıç ritmi gibi faktörler arasındaki ilişkiyi araştırmıştır. Ancak SDGD ile göğüs duvarı kalınlığı (GDK) arasında bir ilişki olup olmadığı bilinmemektedir. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışma, 18 yaş üzeri, travmatik olmayan hastane dışı kardiyak arrest (HDKA) geçiren veya acil serviste kardiyak arrest gelişen hastaları içeren prospektif, tek merkezli bir çalışmadır. Hastaların demografik verileri, başlangıç kardiyak arrest ritmi, kardiyak arrestin gerçekleştiği yer, KPR öncesi arrest süresi, hastane öncesi resüsitasyon uygulanıp uygulanmadığı, entübasyon süresi, tüp çapı, uygulanan şok joule miktarı, verilen adrenalin ve antiaritmik ilaç miktarı, KPR süresi, SDGD sağlanıp sağlanmadığı, hasta sonlanımı ve ultrasonografi ile ölçülen GDK kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya toplam 112 hasta dahil edildi. Medyan yaş 67,5 (IQR=21) yıl olup hastaların %59,8’i erkekti. Hastaların 65’i (%58) HDKA idi. Hastaların %74,1’inde ilk saptanan ritim şoklanamaz olarak bulundu (p=0,556). 112 hastanın %49,1’inde SDGD sağlandı. Hastaneden taburculuk oranı %5,4 idi. Üçüncü interkostal aralıkta, sağ midklavikular hatta ölçülen medyan GDK, şoklanabilir ritmi olan ve SDGD sağlanan hastalarda, SDGD sağlanamayan hastalara göre daha yüksekti (24,6 mm’ye karşı 19,3 mm; p=0,036). Sonuç: Kardiyak arrest hastalarında GDK ile SDGD arasında anlamlı bir ilişki bulunmamaktadır.