AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThis composition clearly demonstrates that our journal is not merely a local platform; rather, it provides a venue for historical, social, and cultural inquiry that extends beyond geographical boundaries.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
We are delighted to welcome our valued readers and researchers once again. While representing Mardin's rich heritage on academic platforms, we also wish to share the editorial principles and commitment to publication quality that guide our journal. In particular, bringing local studies into dialogue with universal academic standards and enhancing the visibility of scholarly data in the digital world are central to our publication philosophy. On this occasion, we would also like to clarify a common misunderstanding regarding the scope of our journal. The International Journal of Mardin Studies is not a publication open exclusively to studies on Mardin simply because it bears the city's name. Mardin undoubtedly constitutes a major focus of our journal. Its rich archival heritage, multilayered urban fabric, and multilingual social structure fully justify such an emphasis. However, our journal welcomes all rigorous studies situated at the intersection of history, technology, and design, regardless of their geographical focus, historical period, or material basis. Whether an article concerns Mardin is not the sole criterion for evaluation; rather, our primary criteria are rigorous primary source analysis, theoretical depth, and methodological transparency. A concrete reflection of this editorial principle can be seen in the present issue. Of the three studies included, two focus directly on Mardin and its surroundings–a structural investigation of a historic residential building in Derik and a socio-legal historical analysis of the lawyer class in the late Ottoman provinces–whereas the first article examines the geography of national memory beyond Mardin through the case of the Victory of Kut al-Amara. This composition clearly demonstrates that our journal is not merely a local platform; rather, it provides a venue for historical, social, and cultural inquiry that extends beyond geographical boundaries.
Özet
Kıymetli okurlarımızla ve araştırmacılarımızla bir kez daha bir araya gelmenin heyecanı içindeyiz. Ancak bu süreçte Mardin'in zengin birikimini akademik platformlarda temsil ederken, bilimsel standartlarımızı ve yayın kalitesi taahhütlerimizi de sizlerle paylaşmak isteriz. Özellikle yerel ölçekli çalışmaların evrensel akademik standartlarla nasıl buluşturulacağı ve verinin dijitalleşen dünyada nasıl daha görünür kılınacağı, dergimizin geleceğine yönelik hassasiyetlerimizin merkezinde yer almaktadır. Bu vesileyle, dergimizin kapsamına dair sıklıkla karşılaştığımız bir yanlış anlamayı da açıklığa kavuşturmak istiyoruz: International Journal of Mardin Studies, adında "Mardin" geçen bir dergi olmasından ötürü yalnızca Mardin'i konu alan çalışmalara açık bir yayın değildir. Mardin, dergimiz için güçlü bir odak noktasıdır. Bölgenin derin arşiv birikimi, katmanlı kentsel dokusu ve çok dilli sosyal yapısı, böyle bir odaklanmayı haklı kılmaktadır. Ancak dergimiz, tarih, teknoloji ve tasarım alanlarının kesişim kümesinde yer alan, farklı coğrafyalardan, dönemlerden ve malzeme türlerinden beslenen tüm titiz çalışmalara kapısını açmaktadır. Bir makalenin Mardin hakkında olup olmaması tek başına değerlendirme ölçütü değildir; birincil kaynak titizliği, kuramsal derinlik ve metodolojik şeffaflık, asıl ölçütlerimizdir. Bu ilkenin somut bir yansımasını, elinizdeki sayının kendisinde görmek mümkündür. Sayıda yer alan üç çalışmadan yalnızca ikisi doğrudan Mardin ve çevresine odaklanırken–Derik'teki tarihsel bir konut yapısının yapısal incelemesi ve Osmanlı taşrasında bir avukat sınıfının sosyo-hukuk tarihi analizi–ilk makale, Kût'ül-Amâre Zaferi gibi Mardin coğrafyasının dışında kalan ama bölgenin de içinde yer aldığı ulusal hafıza coğrafyasını doğrudan ilgilendiren bir konuyu ele almaktadır. Bu bileşim, dergimizin yalnızca yerel bir mecra olmadığını; tarihsel, toplumsal ve kültürel sorgulamaları, coğrafi sınırların ötesinde de karşılayan bir platform olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.