AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings indicate that in both countries, contemplation (tafakkur) is perceived not only as a mental activity but also as a multi-layered process encompassing existential and religious dimensions.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study aims to conduct a comparative analysis of the perceptions of contemplation among Muslim participants in Türkiye and Bosnia and Herzegovina. In this study, which employed a basic qualitative research design, the semi-structured interview technique was used. The obtained data were analyzed through content analysis using the NVivo 15 software. The study included a total of 26 participants—15 women and 11 men—aged between 25 and 40, living in Türkiye and Bosnia and Herzegovina. The participants were selected using the criterion sampling technique, one of the purposeful sampling methods. The findings indicate that in both countries, contemplation (tafakkur) is perceived not only as a mental activity but also as a multi-layered process encompassing existential and religious dimensions. While Turkish participants predominantly associated contemplation with positive emotions, those from Bosnia and Herzegovina reported experiencing both positive and negative emotions simultaneously during the process. It was determined that in both cultures, contemplation increases individual awareness, strengthens psychological resilience, and contributes to meaning-making processes. Furthermore, it was understood that this thinking practice supports spiritual well-being and is viewed as an important part of religious life. The research findings reveal that, despite cultural differences, contemplation essentially possesses a constructive and transformative function.
Özet
Bu araştırma Türkiye ve Bosna Hersek’teki Müslüman katılımcıların tefekkür algılarını karşılaştırmalı olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Nitel araştırma yöntemlerinden temel nitel araştırma deseninin tercih edildiği bu çalışmada, yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Elde edilen veriler, NVivo 15 programı kullanılarak içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Çalışmaya Türkiye ve Bosna Hersek’te yaşayan 25–40 yaş aralığındaki 15 kadın ve 11 erkek olmak üzere toplam 26 katılımcı dâhil edilmiştir. Katılımcılar, amaçlı örnekleme tekniklerinden ölçüt örnekleme tekniği ile belirlenmiştir. Bulgular, her iki ülkede tefekkürün yalnızca zihnî bir faaliyet değil; varoluşsal ve dinî boyutları da içeren çok katmanlı bir süreç olarak algılandığını göstermektedir. Türk katılımcılar, tefekkürü ağırlıklı olarak olumlu duygularla ilişkilendirirken, Bosna Hersekli katılımcılar tefekkür sürecinde olumlu ve olumsuz duyguları bir arada deneyimlediklerini ifade etmişlerdir. Her iki kültürde de tefekkürün bireysel farkındalığı artırdığı, psikolojik dayanıklılığı güçlendirdiği ve anlam üretme süreçlerine katkı sağladığı saptanmıştır. Ayrıca bu düşünme pratiğinin manevî iyi oluşu desteklediği ve dinî yaşantının önemli bir parçası olarak görüldüğü anlaşılmıştır. Araştırma sonuçları tefekkürün kültürel farklılıklara rağmen özünde yapıcı ve dönüştürücü bir işlev taşıdığını ortaya koymaktadır.