AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings indicate that the operational effectiveness of Turkish-made UCAVs, particularly the Bayraktar TB2, significantly strengthened Azerbaijan’s military capabilities by degrading Armenian defensive systems and contributing to battlefield superiority.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
In the last two decades, Türkiye has transformed unmanned aerial vehicles (UAVs/UCAVs) into a key instrument of foreign policy and geopolitical influence alongside the rapid development of its defence industry. This study analyses the impact of Türkiye’s defence industrial capacity on foreign policy through the case of the 2020 Nagorno-Karabakh War. Using a qualitative case study approach, it examines how Türkiye’s provision of UCAV-based military support to Azerbaijan influenced both the course of the conflict and regional power dynamics in the South Caucasus. The findings indicate that the operational effectiveness of Turkish-made UCAVs, particularly the Bayraktar TB2, significantly strengthened Azerbaijan’s military capabilities by degrading Armenian defensive systems and contributing to battlefield superiority. This demonstrates that Türkiye has moved beyond the role of a conventional defence supplier and has become an actor capable of influencing regional geopolitical balances. Moreover, the post-war expansion of defence exports suggests that Türkiye’s UAV-based foreign policy has contributed to the emergence of an alternative military-technological power centre in the international system. In conclusion, Türkiye’s defence industry-oriented foreign policy instruments not only generate military outcomes but also play a critical role in reshaping regional geopolitical order and redefining power projection in contemporary international relations.
Özet
Türkiye son yirmi yılda savunma sanayiindeki gelişmelere paralel olarak insansız hava araçlarını (İHA/SİHA) dış politika ve jeopolitik etki üretiminde önemli bir araç haline getirmiştir. Bu çalışma, Türkiye’nin savunma sanayii kapasitesinin dış politika üzerindeki artan etkisini 2020 Dağlık Karabağ Savaşı örneği üzerinden analiz etmektedir. Çalışmada nitel vaka analizi yöntemi kullanılarak Türkiye’nin savaş sırasında Azerbaycan’a sağladığı SİHA temelli askeri desteğin hem çatışmanın seyrini hem de Güney Kafkasya’daki bölgesel güç dengelerini nasıl dönüştürdüğü incelenmektedir. Bulgular, özellikle Bayraktar TB2 gibi Türk yapımı SİHA’ların savaş alanında sağladığı operasyonel üstünlüğün Azerbaycan’ın askeri kapasitesini belirgin şekilde artırdığını ve Ermenistan’ın savunma sistemlerini etkisiz hale getirdiğini göstermektedir. Bu durum, Türkiye’nin yalnızca bir savunma tedarikçisi değil, aynı zamanda bölgesel jeopolitik dengeleri etkileyen bir aktör haline geldiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca savaş sonrası artan savunma ihracatı, Türkiye’nin İHA/SİHA temelli dış politika yaklaşımının uluslararası sistemde alternatif bir askeri-teknolojik güç merkezi oluşturmasına katkı sağlamıştır. Sonuç olarak çalışma, Türkiye’nin savunma sanayii odaklı dış politika araçlarının yalnızca askeri sonuçlar üretmekle kalmadığını, aynı zamanda bölgesel jeopolitik düzenin yeniden şekillenmesinde ve güç projeksiyonunun yeniden tanımlanmasında kritik bir rol oynadığını ortaya koymaktadır.