AI Summary & Key Takeaways
AI InsightFindings indicate that this approach enhances understanding and appreciation compared to the traditional method.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study explores the methods and approaches to teaching Arabic rhetoric to non-native speakers, emphasizing the necessity of moving from the traditional model of memorization and rote learning toward interactive and modern techniques that facilitate comprehension and aesthetic appreciation. The research begins with a definition of key terms such as “method,” “instruction,” and “rhetoric,” followed by a historical overview of rhetoric instruction from the early Islamic era to the modern period, highlighting the contributions of scholars like al-Jurjānī and al-Sakkākī, as well as periods of stagnation. The study identifies major challenges in teaching rhetoric today, especially for non-native speakers in Islamic universities in Turkey. These challenges stem from rigid curricula overloaded with archaic examples, instructors’ lack of modern pedagogical strategies and tools, and students’ low motivation coupled with their reliance on rote memorization without practical application. In its applied section, the study presents the teaching of “simile” as a case study. It critiques the traditional method for its lack of engagement and proposes an alternative approach based on the “flipped classroom” model, supported by worksheets, simplified explanations, and examples drawn from students’ daily lives. Findings indicate that this approach enhances understanding and appreciation compared to the traditional method. The research concludes that teaching Arabic rhetoric to non-native speakers should transcend rote learning and focus on interaction, pedagogical diversity, and contextualized examples, thereby enabling learners to develop genuine rhetorical competence and produce eloquent Arabic discourse.
Özet
Bu çalışma, Arap belagatinin ana dili Arapça olmayanlara öğretim yöntemlerini ve yaklaşımlarını ele almakta; ezber ve tekrar odaklı geleneksel modelden, anlamayı ve estetik zevki kolaylaştıran etkileşimli ve modern yöntemlere geçişin gerekliliğini vurgulamaktadır. Araştırma, “yöntem”, “öğretim” ve “belagat” gibi temel kavramların tanımıyla başlamakta, ardından İslam’ın ilk dönemlerinden günümüze kadar belagat öğretiminin tarihsel bir panoramasını sunarak Cürcânî ve Sekkâkî gibi âlimlerin katkılarını ve duraklama dönemlerini incelemektedir. Çalışmada özellikle Türkiye’deki İlahiyat fakültelerinde öğrenim gören yabancı öğrencilerin karşılaştığı sorunlar tartışılmaktadır. Bu sorunlar; eski örneklerle yüklü katı müfredatlardan, modern pedagojik strateji ve araçlardan yoksun öğretim üyelerinden ve uygulamadan uzak, sadece ezbere dayalı öğrenimden kaynaklanmaktadır. Uygulamalı bölümde, “teşbih” konusunun öğretimi örnek olay olarak incelenmiştir. Geleneksel yöntem, ilgi ve etkileşim eksikliği nedeniyle eleştirilmiş; bunun yerine çalışma kâğıtlarına, sadeleştirilmiş açıklamalara ve öğrencilerin günlük yaşamlarından alınan örneklere dayanan “ters yüz sınıf” modeli önerilmiştir. Bulgular, bu yaklaşımın öğrencilerin konuyu anlama ve takdir etme düzeyini artırdığını göstermektedir. Araştırma, Arap belagatinin yabancılara öğretiminde ezbere dayalı öğrenimin ötesine geçilmesi gerektiğini; etkileşime, pedagojik çeşitliliğe ve bağlamsallaştırılmış örneklere ağırlık verilmesinin öğrencilerin gerçek belagat yetkinliği kazanarak fasih Arapça söylem üretebilmelerini sağladığını ortaya koymaktadır.