AI Summary & Key Takeaways
AI InsightBöylece çalışma, Türkiye bağlamında queer mekân, kent ve hafıza kesişimine dair literatüre özgün bir katkı sunmayı hedeflemektedir.
📌 3 Key Takeaways
Özet
Bu çalışma, İstanbuldaki queer mekânların 2015–2025 yılları arasındaki dönüşümünü, kayboluşunu ve bu süreçlerin queer hafıza üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Queer bireyler için kent, bir yandan görünürlük ve aidiyet imkânları sunarken, diğer yandan heteronormatif düzenlemeler, politik baskılar ve mekânsal denetim pratikleri aracılığıyla kırılganlık üreten bir alan olarak deneyimlenmektedir. Özellikle 2015 sonrası dönemde Onur Yürüyüşlerinin yasaklanması ve kamusal alanda queer görünürlüğün sınırlandırılması, İstanbuldaki queer mekânsallıkların yeniden şekillenmesine yol açmıştır. Bu bağlamda çalışma, queer mekânların yalnızca fiziksel varlıklarıyla değil, kaybolduklarında geride bıraktıkları duygusal ve politik hafızayla birlikte ele alınması gerektiğini savunmaktadır.Araştırma, queer mekân teorisi, feminist coğrafya ve queer hafıza çalışmaları çerçevesinde kurgulanmış nitel bir saha çalışmasına dayanmaktadır. Derinlemesine görüşmeler, dijital etnografi, mekânsal gözlem ve haritalama yöntemleri aracılığıyla, queer bireylerin şehirle kurdukları ilişki biçimleri, mekânsal kayıplara verdikleri tepkiler ve alternatif queer mekânsallık üretim pratikleri analiz edilmiştir. Çalışma, queer mekânların dönüşümünün bireysel ve kolektif hafıza üzerinden nasıl anlamlandırıldığını ve dijital mecraların queer kamusallığın yeniden kurulmasındaki rolünü ortaya koymaktadır.Bu makale, İstanbulu neoliberal kentsel dönüşüm ve otoriter kamusal alan rejimleri bağlamında ele alarak, queer mekânların silinmesine karşı hafızanın ve haritalamanın bir direniş pratiği olarak nasıl işlediğini göstermektedir. Böylece çalışma, Türkiye bağlamında queer mekân, kent ve hafıza kesişimine dair literatüre özgün bir katkı sunmayı hedeflemektedir.