AI Summary & Key Takeaways
AI InsightIt is predicted that it has the potential to provide a significant advantage.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Cancer is a disease characterized by the uncontrolled division and survival of abnormal cells. When this type of abnormal growth occurs in the colon or rectum, it is called colorectal cancer. According to the International Agency for Research on Cancer, the burden of colorectal cancer on global health systems will increase by 56% between 2020 and 2040, reaching more than 3 million new cases per year, and will cause 1.6 million deaths worldwide with an increase of 69% in 2040. It is foreseen. According to 2017 data of the General Directorate of Public Health of the Ministry of Health, colorectal cancer ranks 3rd with 25.1% in men and 14.7% in women. One third of cancer cases are caused by malnutrition. In colorectal cancer, malnutrition is more important than other cancers. The reason for this is that the colon is the place where the consumed food is broken down into its metabolites and substances and the digestion process ends. Colorectal cancer can be reduced by 30-40% with proper and healthy nutrition, physical activity and weight control. Considering these opportunities, with the help of the image processing technology it contains, FLORA application will be able to recognize substances in the ingredients of packaged foods and which have been proven by studies to trigger colorectal cancer by disrupting the intestinal flora and warning the consumer. Increasing rates of cancer and the fact that unhealthy, unconscious nutrition is spreading like cancer day by day, led our team to design FLORA: Hope Growing Deep in the Microbiome. As can be understood from the data explained in detail in the findings section, FLORA, which aims to alleviate the burden of cancer on the healthcare system by increasing social awareness, is on the way to stop the malnutrition and malnutrition trend in today's world and colorectal cancer, which is one of the leading types of increasing cancers, or to reduce the number of exposures. It is predicted that it has the potential to provide a significant advantage.
Özet
Kanser, anormal hücrelerin kontrolsüz bölünmesi ve hayatta kalması ile karakterize bir hastalıktır. Bu tip anormal büyüme kolon veya rektumda meydana geldiğinde, kolorektal kanser olarak adlandırılmaktadır. Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı’na göre kolorektal kanserin küresel sağlık sistemleri üzerindeki yükünün 2020 ile 2040 arasında %56 artarak yılda 3 milyondan fazla yeni vakaya ulaşacağı, 2040 yılında ise dünya çapında %69 oranında artışla 1,6 milyon ölüme sebep olacağı öngörülmektedir. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün 2017 yılı verilerine göre kolorektal kanser erkeklerde %25,1 kadınlarda ise %14,7 ile 3. sırada yer almaktadır. Kanser vakalarının üçte biri yanlış beslenme kaynaklıdır. Kolorektal kanser türünde ise yanlış beslenme diğer kanserlere oranla daha önemlidir. Bunun nedeni kolonun tüketilen besinlerin metabolitleri ile maddelerine ayrıştığı ve sindirim işleminin bittiği yer olmasıdır. Kolorektal kanser, düzgün ve sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve kilo kontrolü ile %30-40 oranında azaltılabilmektedir. Bu fırsatlar göz önünde bulundurularak içerdiği görüntü işleme teknolojisi yardımıyla paketli gıdaların içindekiler kısmında yer alan ve bağırsak florasını bozarak kolorektal kanseri tetiklediği yapılan çalışmalarla kanıtlanan maddeleri FLORA uygulaması tanıyabilecek ve tüketiciyi uyarabilecektir. Kanserin gün geçtikçe artan oranları ve gün geçtikçe sağlıksız, bilinçsiz beslenmenin kanser gibi yayılıyor olması nedeniyle bu araştırmada Mikrobiyomun Derinlerinde Yeşeren Umut: FLORA tasarlanmıştır. Bulgular bölümünde ayrıntılı olarak açıklanan verilerden de anlaşılabileceği üzere sosyal farkındalığı artırarak kanserin sağlık sistemine olan yükünü hafifletmeyi hedef edinen FLORA’nın, günümüz dünyasındaki yetersiz ve yanlış beslenme furyasını ve buna bağlı olarak artan kanser türlerinin başında gelen kolorektal kansere maruz kalma sayılarını azaltma yolunda önemli bir avantaj sağlama potansiyeli taşıdığı öngörülmektedir.