AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThis study aims to introduce the work to scholarship, contribute to Ottoman manuscript studies, support the evaluation of firaq literature, and fill a gap in the History of Islamic sects.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
The Risāla fī al-Firaq wa al-Madhāhib, an anonymous manuscript of the Hanafi heresiographical tradition, is an important example of Islamic sectarian history and firaq literature. The treatise focuses on the classification of theological sects and groups and reflects the Hanafi approach to sectarian classification together with the main features of Hanafi firaq literature in terms of content and method. The introduction discusses the historical background of the Hanafi heresiographical tradition. Although the author is unknown, the terminology, linguistic features, and subject matter indicate that the work belongs to the Hanafi school. The author’s anonymity does not reduce its scholarly value; instead, it provides insight into Ottoman perceptions of sects. The manuscript is preserved in the Istanbul University Rare Books Library. The study presents bibliographical and catalog information and evaluates the physical features of the manuscript, forming a basis for future critical editions and translation studies. The content analysis examines the sects and groups in the treatise, its classification method, and its relation to the Hanafi tradition. Its classifications are compared with major heresiographical works and presented in tables. The study also identifies authorial and scribal errors in the manuscript and evaluates them. The conclusion states the treatise’s place within its tradition. The appendices include a critical edition of the text and its Turkish translation while preserving the original structure. This study aims to introduce the work to scholarship, contribute to Ottoman manuscript studies, support the evaluation of firaq literature, and fill a gap in the History of Islamic sects.
Özet
Hanefî fırak geleneğine ait, müellifi meçhul bir el yazması eser olan Risâle fî’l-fırak ve’l-mezâhib İslâm Mezhepleri Tarihi ve fırak literatürünün bir örneği olması bakımından dikkat çekmektedir. İtikâdî mezheplerin ve fırkaların tasnifine odaklanan bu risâle, Hanefî düşünce geleneğinin fırka tasnifi konusundaki yaklaşımının yanı sıra hem muhteva hem de metod açısından Hanefî fırak literatürünün temel özelliklerini yansımaktadır. Çalışmanın giriş kısmında, Hanefî fırak geleneğinin tarihsel arka planı ele alınmaktadır. Risâlenin müellifi hakkında kesin bir bilgi bulunmamakla birlikte metinde kullanılan kavramlar, dil bakımından özellikler ve ele alınan meseleler, eserin Hanefî mezhebi çerçevesinde kalem alındığını göstermektedir. Müellifin meçhul oluşu, eserin ilmi değerini azaltmamakta tam aksine Osmanlı dönemi fırak algısını yansıtması açısından ayrı bir önem kazandırmaktadır. Eserin günümüze ulaşan yazma nüshası İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi’nde muhafaza edilmektedir. Çalışmada risâlenin künye ve katalog bilgileri detaylı şekilde ele alınmış, yazma nüshanın fiziki özellikleri değerlendirilmiştir. Bu tespitler, eserin ilmi neşir ve çeviri çalışmaları için bir zemin oluşturmaktadır. Risâlenin muhteva analizinde ise eserde ele alınan mezhep ve fırkalar, tasnif yöntemi ve Hanefî tasnif geleneği ile örtüşen yönler detaylı bir biçimde ele alınmıştır. Ayrıca risâlenin gelenek içerisindeki yerini tespit etmek için geleneğin önemli eserleri ile karşılaştırmak amacıyla tablo halinde fırka tasnifleri ortaya konulmuş ve değerlendirmesi yapılmıştır. Ayrıca el yazması metinde müellif veya müstensih kaynaklı çeşitli yazım hataları tespit edilmiştir. Söz konusu hatalar çalışma içerisinde gösterilmiş ve değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonuç kısmında, risâlenin mensubu olduğu gelenek içerisindeki yerine işaret edilmiştir. Çalışmanın ekler kısmında ise risâlenin asıl metni ile neşri yapılmış, ardından da dilimize tercümesi gerçekleştirilmiştir. Bununla birlikte, çalışmanın ekler kısmında sunulan yazma metnin neşrinde, nüshanın özgün yapısını korumak amacıyla metnin orijinal hali esas alınmıştır. Bu çalışma ile bu risâlenin ilim dünyasına kazandırılması, Osmanlı yazım geleneğine dair bilgi ve tespitlere katkıda bulunması, fırak literatürünün daha bütüncül şekilde değerlendirilmesine katkı sağlaması ve İslâm Mezhepleri Tarihi alanında bir boşluğu doldurma hedeflenmektedir.