AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings indicate that digital conscience does not eliminate moral sensitivity instead, it transforms it into a visible, shareable, and rapidly circulating symbolic form.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study examines how social sensitivity and moral behaviors are symbolically and digitally expressed, particularly on the Change.org platform. The scope is limited to campaign texts, signature justifications, and user comments, analyzed within the framework of the “digital conscience” concept defined by the Turkish Language Association in 2025. This concept provides an analytical basis for understanding collective consciousness and social morality. Digital media function not only as tools for communication and information sharing but also as spaces where individuals make their social sensitivities and moral values visible. The research is designed as a qualitative case study, with data analyzed thematically. The study has limitations due to its focus on a single platform and its qualitative design, which restrict the generalizability of the findings and involves subjective researcher interpretations. The findings indicate that digital conscience does not eliminate moral sensitivity instead, it transforms it into a visible, shareable, and rapidly circulating symbolic form. However, this transformation weakens the practical dimension of moral responsibility. In this context, the study proposes the concept of “actionless religiosity” to explain how social sensitivities are symbolically and digitally represented in the contemporary digital age.
Özet
Bu çalışma, toplumsal duyarlılık ve ahlaki davranışların dijital ortamlarda, özellikle Change.org platformunda nasıl sembolik ve çevrim içi olarak ifade edildiğini incelemektedir. Çalışmanın kapsamı, söz konusu platformda yer alan kampanya metinleri, imza gerekçeleri ve kullanıcı yorumları ile sınırlandırılmış olup, dijital ortamlarda üretilen söylemler “dijital vicdan” kavramı çerçevesinde analiz edilmektedir. 2025 yılında Türk Dil Kurumu tarafından belirlenen bu kavram, kolektif bilinç ve toplumsal ahlak bağlamında önemli bir açıklama zemini sunmaktadır. Dijital mecralar, yalnızca iletişim ve bilgi paylaşımı işlevi görmekle kalmayıp, bireylerin toplumsal konulara dair duyarlılıklarını ve ahlaki değerlerini görünür kıldıkları alanlara dönüşmüştür. Araştırma, nitel bir örnek olay çalışması olarak tasarlanmış veriler tematik analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Çalışma, yalnızca tek bir dijital platforma odaklanması ve nitel araştırma deseni ile yürütülmesi nedeniyle bazı sınırlılıklar içermektedir. Bu doğrultuda bulguların genellenebilirliği sınırlı olup, analiz süreci araştırmacının yorumlarına dayalı öznel değerlendirmeler içerebilmektedir. Bulgular, dijital vicdanın ahlaki duyarlılığı ortadan kaldırmadığını aksine onu görünür, paylaşılabilir ve hızla dolaşıma giren sembolik bir forma dönüştürdüğünü göstermektedir. Ancak bu dönüşüm, ahlaki sorumluluğun eylemsel boyutunu zayıflatmaktadır. Bu bağlamda çalışma, “eylemsiz dindarlık” kavramını önermektedir.