AI Summary & Key Takeaways
AI InsightFurthermore, it was concluded that while traditional methods are effective in grammar and reading/writing skills, they are limited in terms of communicative skills.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study examines the potential of Turkish fairy tales as an effective tool in teaching Turkish as a foreign language, both for developing language skills and for transmitting cultural elements. Fairy tales, an important part of the oral narrative tradition of Turkish culture, are considered to offer multifaceted contributions to the teaching process in terms of their linguistic and cultural content. The study specifically focuses on fairy tales suitable for A2 and B1 level learners; their effects on grammar instruction, vocabulary development, reading comprehension, and communication skills are evaluated through examples. The findings demonstrate that fairy tales are a functional teaching material that supports learners' language development while simultaneously fostering cultural awareness. Furthermore, it was concluded that while traditional methods are effective in grammar and reading/writing skills, they are limited in terms of communicative skills. In contrast, contemporary, learner-centered approaches offer a more meaningful and communication-based learning environment. Therefore, it is believed that the systematic inclusion of simplified versions of fairy tales into curricula will positively contribute to the teaching of Turkish as a foreign language.
Özet
Bu çalışmada, Türk masallarının yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde hem dil becerilerinin geliştirilmesi hem de kültürel unsurların aktarımında etkili bir araç olarak kullanılabileceği incelenmiştir. Türk kültürünün sözlü anlatı geleneğinin önemli bir parçası olan masalların, dilsel ve kültürel içerikleri bakımından öğretim sürecine çok yönlü katkılar sunduğu değerlendirilmiştir. Çalışmada özellikle A2 ve B1 düzeyindeki öğrenicilere uygun masallar ele alınmış; masalların dil bilgisi öğretimi, söz varlığının geliştirilmesi, okuma-anlama ve iletişim becerilerinin desteklenmesi üzerindeki etkileri örnekler üzerinden değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, masalların öğrenicilerin dil gelişimini desteklerken aynı zamanda kültürel farkındalık kazandıran işlevsel bir öğretim materyali olduğunu göstermektedir. Ayrıca, geleneksel yöntemlerin dil bilgisi ve okuma-yazma becerilerinde etkili olduğu; ancak iletişimsel beceriler açısından sınırlı kaldığı, buna karşılık öğreneni merkeze alan çağdaş yaklaşımların daha anlamlı ve iletişim temelli bir öğrenme ortamı sunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu doğrultuda, masalların sadeleştirilerek öğretim programlarına sistemli biçimde dâhil edilmesinin Türkçenin yabancı dil olarak öğretimine olumlu katkı sağlayacağı düşünülmektedir.