AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings indicate that most participants perceive domestically produced UAV/UCAV systems as contributing to Türkiye’s international prestige, strategic leverage, and counterterrorism capacity.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study examines Türkiye’s UAV/UCAV policies within the context of international politics and power-building, aiming to assess how these technologies are perceived by political science scholars as instruments of foreign policy, components of technological autonomy, and elements of long-term strategic capacity. Drawing on the views of political science scholars enables an evaluation of Türkiye’s UAV/UCAV policies not only in terms of their technical and military dimensions but also from the perspectives of international relations, power politics, and foreign policy. Adopting a qualitative research design, the study is based on data collected through semi-structured interviews with academics employed at public universities. The data were analyzed using thematic analysis with the assistance of the MaxQDA software. The findings indicate that most participants perceive domestically produced UAV/UCAV systems as contributing to Türkiye’s international prestige, strategic leverage, and counterterrorism capacity. While UAV/UCAV technologies are viewed as strengthening Türkiye’s position in international politics by increasing operational autonomy and the resilience of its defense industry, the participants also emphasize that they cannot fully replace conventional combat aircraft. The participants further argue that the contribution of UAV/UCAV production to power-building depends on greater localization, sustained investment in research and development (R&D), and the advancement of cybersecurity and indigenous software infrastructure. In addition, the findings highlight the importance of a governance model that combines strong state oversight with competitive private-sector participation, as well as adherence to legal and ethical frameworks to mitigate international pressure. Overall, the study concludes that Türkiye’s UAV/UCAV policies function not only as instruments of contemporary power politics but also as integral components of a broader strategy aimed at ensuring strategic continuity, technological independence, and long-term influence in international affairs.
Özet
Bu çalışma, Türkiye’nin İHA/SİHA politikalarını uluslararası siyaset ve güç inşası bağlamında inceleyerek, bu teknolojilerin siyaset bilimi akademisyenleri tarafından dış politika aracı, teknolojik özerklik unsuru ve uzun vadeli stratejik kapasitenin bir bileşeni olarak nasıl algılandığını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Siyaset bilimi akademisyenlerinin görüşlerine başvurulması, İHA/SİHA politikalarının yalnızca teknik ve askerî boyutlarıyla değil, aynı zamanda uluslararası ilişkiler, güç dengeleri ve dış politika perspektifinden değerlendirilmesine olanak sağlamaktadır. Nitel araştırma deseni benimsenen çalışmada, kamu üniversitelerinde görev yapan akademisyenlerle gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış mülakatlardan elde edilen veriler kullanılmış ve bu veriler MaxQDA yazılımından yararlanılarak tematik analiz yöntemiyle incelenmiştir. Bulgular, katılımcıların çoğunun yerli üretim İHA/SİHA sistemlerini Türkiye’nin uluslararası prestijine, stratejik manevra kapasitesine ve terörle mücadele kapasitesine katkı sağlayan araçlar olarak algıladığını göstermektedir. Bu teknolojiler, operasyonel özerkliği ve savunma sanayii dayanıklılığını artırarak Türkiye’nin uluslararası siyasetteki konumunu güçlendiren unsurlar olarak görülmekle birlikte, konvansiyonel savaş uçaklarının yerini tamamen almadığı da vurgulanmaktadır. Akademisyenler, İHA/SİHA üretiminin; yerlileşmenin artırılması, Ar-Ge yatırımlarının sürekliliği, siber güvenlik ve yerli yazılım altyapısının geliştirilmesiyle desteklendiğinde güç inşasına katkı sağladığını ifade etmektedir. Bulgular ayrıca, güçlü devlet denetimini rekabetçi özel sektör katılımıyla birleştiren bir yönetişim modelinin yanı sıra, uluslararası baskıların azaltılması için hukuki ve etik çerçevelere bağlılığın önemine işaret etmektedir. Sonuç olarak çalışma, Türkiye’nin İHA/SİHA politikalarının yalnızca güncel güç politikalarının bir aracı değil, aynı zamanda stratejik sürekliliği, teknolojik bağımsızlığı ve uzun vadeli uluslararası etkiyi korumayı amaçlayan bir stratejinin bileşenleri olarak işlev gördüğünü ortaya koymaktadır.