AI Summary & Key Takeaways
AI InsightConversely, it maintains that the civic networks these groups possess hold significant potential for social solidarity during times of crisis.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study analyzes the transformation of the relationship between religious groups and politics in Türkiye. In the post republican era, religious group structures survived by diversifying; thus, this research analytically categorizes them using the concepts of “cemaat” (religious community), “tarikat” (Sûfî order), “quasi-cemaat” and “quasi-tarikat.” Characterized by alternating periods of tension and harmony between the state and religious actors, this dynamic is heavily rooted in the Ottoman legacy, where the Naqshbandi tradition stands out. The study examines how historical background, elite attitudes, searches for legitimacy, class characteristics of social bases, social integration, and macroeconomic shifts shape this relationship. Within this context, it investigates historical transformations, tensions with official religious institutions, the role of religious groups in social integration (specifically in Eastern and Southeastern Türkiye), their transformation into capital actors, and the complex alliance practices culminating during the AK Party era. Methodologically, this study relies on qualitative research methods, specifically document analysis and a thematic literature review. Consequently, the study argues that religious group structures have transformed and that their relationship with politics is multi-dimensional. It contends that political integration may compromise the autonomy of religious groups, leading to structural dependencies. Conversely, it maintains that the civic networks these groups possess hold significant potential for social solidarity during times of crisis.
Özet
Bu çalışma, Türkiye’de dinî grup-siyaset ilişkisinin dönüşümünü analiz etmektedir. Cumhuriyet döneminde dinî grup yapıları çeşitlenerek varlığını sürdürmüştür. Bu sebeple araştırmada dinî gruplar, analitik olarak “cemaat”, “tarikat”, “şibih cemaat” ve “şibih tarikat” kavramlarıyla kategorize edilmektedir. Türkiye’de dinî grupların siyasetle ilişkisi bazen gerilim bazen uyum olarak nitelenebilir. Gerilim veya uyumun bir tarafı devlet iken diğer tarafı dinî gruplardır. Dini-grup siyaset ilişkisinin tarihsel arka planı, özellikle Osmanlı tecrübesi, söz konusu olduğunda Nakşibendilik ekolü öne çıkmaktadır. Çalışmada bu arka plan, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e devreden miras çerçevesinde ele alınmaktadır. Cumhuriyet döneminde uyum ve gerilim ekseninde seyreden dinî grup-siyaset ilişkisini etkileyen temel unsurlar; tarihsel arka plan, yönetici elitlerin dönemsel tutumları, dinî grupların toplumsal meşruiyet arayışları, sosyal tabanın beklentileri ve sınıfsal özellikleri, dinî grupların toplumsal bütünleşmedeki yeri ve makro-ekonomik dönüşümler olarak sayılabilir. Bu bağlamda çalışmada; dinî grup-siyaset ilişkisinin tarihsel boyutu, süreç içindeki değişimi ve mevcut yapısı, Resmî dinî kurumlarla yaşanan gerilimler, dinî grupların Doğu ve Güneydoğu özelinde toplumsal bütünleşmedeki rolleri, piyasa ekonomisine eklemlenerek sermaye aktörlerine dönüşmeleri, sosyal tabanın özellikleri ve beklentileri ile Ak Parti döneminde belirginleşen karşılıklı-karmaşık ittifak pratikleri incelenmektedir. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi ve tematik literatür incelemesine dayanmaktadır. Sonuç olarak çalışma, siyasete eklemlenmenin bu yapıların özerkliğini zedeleyerek yapısal bağımlılıklara yol açabileceğini, buna karşın sahip oldukları sivil ağların kriz anlarında yüksek bir toplumsal dayanışma potansiyeli taşıdığını savunmaktadır.