AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe study also demonstrates how analysing spatial traces and oral memory in a rural settlement can make local cultural heritage more visible.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study examines the cultural heritage value of the surviving mosque, tomb and historical cemetery in Bozhüyük Village, Elmalı District, Antalya, considering spatial continuity and oral memory. Evaluating Ottoman archival documents alongside the surviving oral tradition reveals that this heritage dates back to the 16th century and is associated with the Halil Baba Zawiya, a religious and social centre. While there are no physical traces of the Zawiya today, the unnamed tomb and surrounding cemetery continue to exist. The Bozhüyük Mosque, which was built next to the historic Zawiya structure in 1955, stands out as an element of continuity, carrying the Zawiya's historical use of the space into the present day. The study developed restitution proposals for the cultural components of this centre, combining archive records, field research conducted in the area and oral history data. In this context, the architectural features and functional positions of the zawiya and tomb in the past were re-evaluated, and the historical context of cultural heritage from the Ottoman period to the Republic period and then to the present day was comprehensively revealed. The study also demonstrates how analysing spatial traces and oral memory in a rural settlement can make local cultural heritage more visible.
Özet
Bu çalışma, Antalya’nın Elmalı ilçesine bağlı Bozhüyük Köyü’nde günümüze ulaşan cami, türbe ve tarihi mezarlık alanının kültürel miras değerini mekânsal süreklilik ve sözlü hafıza bağlamında incelemektedir. Osmanlı arşiv belgeleri ile günümüze ulaşan sözlü mirasın birlikte değerlendirilmesi, bu mirasın kökeninin 16. yüzyıla uzandığını ve Halil Baba Zaviyesi olarak tanımlanan dini ve sosyal merkezle ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Günümüzde söz konusu zaviyeye ait fiziki izler bulunmasa da isimsiz türbe ile çevredeki mezarlık alanı varlığını sürdürmekte, 1955’te tarihi zaviye yapısına bitişik vaziyette inşa edilen Bozhüyük Camii ise mekânın tarihsel kullanımını günümüze taşıyan bir süreklilik unsuru olarak öne çıkmaktadır. Araştırmada arşiv kayıtları, alanda yapılan saha araştırması ve sözlü tarih verileri bir arada kullanılarak bu merkezin kültürel bileşenlerine yönelik restitüsyon önerileri geliştirilmiştir. Bu kapsamda zaviye ve türbenin geçmişteki mimari özellikleri ve işlevsel konumları yeniden değerlendirilmiş, Osmanlı Dönemi’nden Cumhuriyet’e, oradan da günümüze kültürel mirasın tarihsel bağlamı bütüncül biçimde ortaya konmuştur. Çalışma, kırsal bir yerleşimde mekânsal izler ile sözlü hafızanın birlikte okunmasının, yerel kültürel mirasın görünür kılınmasına nasıl katkı sunduğunu göstermesi bakımından da örnek teşkil etmektedir.