AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings suggest that the minority issue in Western Thrace should be addressed not only within the framework of bilateral relations between Türkiye and Greece but also from the broader perspectives of international law and human rights.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Western Thrace constitutes a significant dimension of the historical and diplomatic relations between Türkiye and Greece. Since the Treaty of Lausanne, both countries’ policies on Western Thrace have been shaped by the dynamics of international law, identity construction, minority rights, and security concerns. This study comparatively analyzes the historical evolution and contemporary transformation of Türkiye’s and Greece’s policies toward Western Thrace within the frameworks of diplomatic approaches, international legal norms, and minority rights. By examining official documents, diplomatic discourses, international reports, and the Western Thrace Turkish press, the study finds that Türkiye’s policies are primarily structured around protecting minority rights, raising the issue on international platforms, and supporting cultural identity. In contrast, Greece tends to define the Western Thrace Turks as “Greek Muslims,” reflecting a divergent approach. These contrasting positions have historically influenced each other and continue to evolve within the context of regional and global dynamics. The findings suggest that the minority issue in Western Thrace should be addressed not only within the framework of bilateral relations between Türkiye and Greece but also from the broader perspectives of international law and human rights.
Özet
Batı Trakya, Türkiye ile Yunanistan arasındaki tarihsel ve diplomatik ilişkilerin önemli bir boyutunu oluşturmaktadır. Lozan Antlaşması’ndan günümüze uzanan süreçte her iki ülkenin Batı Trakya politikaları; uluslararası hukuk, kimlik inşası, azınlık hakları ve güvenlik dinamikleri çerçevesinde şekillenmiştir. Bu çalışma, Türkiye ve Yunanistan’ın Batı Trakya’ya yönelik politikalarının tarihsel gelişimini ve günümüzdeki dönüşümünü, diplomatik yaklaşımlar, uluslararası hukuk normları ve azınlık hakları bağlamında karşılaştırmalı olarak analiz etmektedir. Resmî belgeler, diplomatik söylemler, uluslararası raporlar ve Batı Trakya Türk basını temel alınarak yapılan incelemelerde; Türkiye’nin politikalarının, azınlık haklarını koruma, uluslararası platformlarda bu meseleleri gündeme taşıma ve kültürel kimliği destekleme üzerine inşa edildiği; Yunanistan’ın ise Batı Trakya Türklerini “Yunan Müslümanları” olarak tanımlama eğilimini sürdürdüğü gözlemlenmiştir. Bu farklı yaklaşımlar, iki ülkenin politikalarının tarihsel süreçte birbirini karşılıklı olarak şekillendirdiğini ve günümüzde de bölgesel ve küresel dinamikler doğrultusunda gelişmeye devam ettiğini ortaya koymaktadır. Çalışmanın bulguları, Batı Trakya’daki azınlık meselesinin yalnızca ikili ilişkiler bağlamında değil, aynı zamanda uluslararası hukuk ve insan hakları perspektifinden de ele alınması gerektiğini göstermektedir.