AI Summary & Key Takeaways
AI InsightHowever, the other parameters examined, such as amniotic fluid index, CRP, WBC, and HGB, were not found to have a statistically significant relationship with the latent period.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Abstract Background: Preterm premature rupture of membranes (PPROM) is a significant complication in pregnancy, often associated with adverse maternal and fetal outcomes. Understanding the relationship between clinical and laboratory parameters at admission and pregnancy outcomes in PPROM cases is essential for effective management and intervention. Methods The study was conducted retrospectively to examine the relationship between clinical and laboratory parameters at the time of admission and the latent period in pregnant women with PPROM. Records of pregnant women diagnosed with PPROM between 2015-2017 in the obstetrics department of a university hospital were reviewed. The patients were grouped according to gestational weeks, clinical parameters at admission were recorded, and their relationships with the latent period were analyzed. Results When the data obtained in the study were analyzed, it was shown that cervical length (p = 0.008) and the gestational week at the time of admission had an effect on the latent period (p <0.001). However, the other parameters examined, such as amniotic fluid index, CRP, WBC, and HGB, were not found to have a statistically significant relationship with the latent period.
Özet
Preterm erken membran rüptürü (PPROM), gebelikte sıklıkla olumsuz maternal ve fetal sonuçlarla ilişkilendirilen önemli bir komplikasyondur. PPROM vakalarında başvuru sırasındaki klinik ve laboratuvar parametreleri ile gebelik sonuçları arasındaki ilişkinin anlaşılması, etkili yönetim ve müdahale için esastır. Yöntemler Çalışma PPROM'lu gebelerde başvuru anındaki klinik ve laboratuvar parametreleri ile latent periyod arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla retrospektif olarak yapıldı. Bir üniversite hastanesinin kadın doğum bölümünde 2015-2017 yılları arasında PPROM tanısı alan gebelerin kayıtları incelendi. Hastalar gebelik haftalarına göre gruplandırılarak başvuru sırasındaki klinik parametreler kaydedildi ve latent periyod ile ilişkileri analiz edildi. Sonuçlar Çalışmada elde edilen veriler analiz edildiğinde serviks uzunluğunun (p=0,008) ve başvuru anındaki gebelik haftasının latent periyod üzerine etkisi olduğu görüldü (p<0,001). Ancak amniyotik sıvı indeksi, CRP, WBC ve HGB gibi incelenen diğer parametrelerin latent periyod ile istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkisi olmadığı görüldü.