AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings indicate that preservice teachers consider AI pedagogically beneficial, particularly for personalizing learning processes, facilitating the creation of visual materials, and enhancing student engagement.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
The aim of this study is to reveal the opinions of social studies teacher candidates regarding artificial intelligence (AI)-supported instructional materials and to analyze the pedagogical opportunities and limitations encountered in integrating these materials into social studies teaching. The study was designed according to a phenomenological qualitative research model. Data were collected through a semi-structured interview form and analyzed using content analysis with the aid of computer-assisted qualitative data analysis software. The theoretical framework of the study is grounded in constructivist learning theory, multiple intelligences theory, and connectivism. The findings indicate that preservice teachers consider AI pedagogically beneficial, particularly for personalizing learning processes, facilitating the creation of visual materials, and enhancing student engagement. However, some participants expressed concerns that AI may weaken the teacher’s role, reduce face-to-face interaction, and negatively affect higher-order cognitive skills. Overall, the results reveal that the teacher candidates maintain both innovative and critical perspectives toward AI technologies. The study concludes that teacher education programs should be redesigned to emphasize practical applications, ethical awareness, and critical thinking in order to better prepare future educators for the effective and responsible integration of AI-supported tools into social studies education.
Özet
Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının yapay zekâ destekli eğitim materyallerine ilişkin görüşlerini ortaya koymak ve bu materyallerin sosyal bilgiler derslerine entegrasyonu sürecinde karşılaşılan pedagojik fırsatları ve sınırlılıkları analiz etmektir. Çalışmada, öğretmen adaylarının yapay zekâ temelli araçlara ilişkin mevcut bilgi düzeyleri, bu teknolojilere yönelik tutumları, öğretim sürecine ilişkin beklenti ve kaygıları bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden fenomenolojik desene dayalı olarak yapılandırılan çalışmada, veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmış ve nitel veri analizine imkan tanıyan bilgisayar destekli bir analiz aracı kullanılarak içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiştir. Araştırmanın kuramsal çerçevesi yapılandırmacı öğrenme yaklaşımı, çoklu zekâ kuramı ve bağlantıcılık teorisine dayandırılmış ve bulgular bu kuramsal temeller doğrultusunda yorumlanmıştır. Bulgular, öğretmen adaylarının yapay zekâyı özellikle öğrenme süreçlerini kişiselleştirme, görsel materyal üretimini kolaylaştırma ve derse ilgiyi artırma gibi yönleriyle pedagojik açıdan faydalı bulduklarını ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, bazı katılımcılar yapay zekânın öğretmen rolünü zayıflatabileceği, yüz yüze etkileşimi azaltabileceği ve üst düzey bilişsel beceriler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği yönünde endişelerini dile getirmiştir. Araştırma sonuçları, öğretmen adaylarının yapay zekâ teknolojilerine yönelik hem yenilikçi hem de eleştirel bir perspektife sahip olduğunu ortaya koymakta ve öğretmen eğitimi programlarının bu doğrultuda uygulamalı, etik temelli ve eleştirel düşünmeyi teşvik eden bir yapıda yeniden tasarlanması gerektiğine işaret etmektedir.