AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings revealed significant differences in ageism attitudes based on gender, level of education, household income, experience of cohabiting with older adults, and participation in aging-related courses.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study aims to examine the ageist attitudes of students enrolled in social work programs in relation to various demographic variables. Employing a cross-sectional and comparative design, data were collected from 316 associate and undergraduate students at Bandırma Onyedi Eylül University. The data collection tools included a demographic information form and the Ageism Attitude Scale (AAS) developed by Vefikuluçay (2008). Data were analyzed using IBM SPSS 26.0. The normality of the data was assessed through skewness-kurtosis values and the Shapiro-Wilk test. Welch’s t-test, one-way ANOVA, and Tukey HSD post-hoc analyses were conducted to examine group differences. The findings revealed significant differences in ageism attitudes based on gender, level of education, household income, experience of cohabiting with older adults, and participation in aging-related courses. Male students and those enrolled in associate degree programs demonstrated higher levels of attitudes that limit the autonomy of older adults and showed more negative perceptions. Conversely, students who had received education on aging and those who had lived with older individuals for longer periods exhibited more positive attitudes. The results indicate that combating ageism in social work education requires more inclusive and practice-oriented curricula. In particular, expanding experiential learning opportunities that enable students to engage directly with older adults may contribute to fostering more positive attitudes toward aging.
Özet
Bu araştırma, sosyal hizmet bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerin yaşlı bireylere yönelik ayrımcılık tutumlarını çeşitli demografik değişkenler doğrultusunda incelemeyi amaçlamaktadır. Kesitsel ve karşılaştırmalı desenle yürütülen çalışma kapsamında, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’nde öğrenim gören toplam 316 ön lisans ve lisans öğrencisinden veri toplanmıştır. Araştırmada tanıtıcı bilgi formu ile birlikte Yaşlı Ayrımcılığı Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi IBM SPSS 26.0 programı aracılığıyla gerçekleştirilmiş; dağılım özellikleri çarpıklık-basıklık değerleri ve Shapiro-Wilk testiyle değerlendirilmiş, ardından Welch t-testi, ANOVA ve Tukey HSD testleri uygulanmıştır. Araştırma bulguları, cinsiyet, eğitim düzeyi, gelir durumu, yaşlı bireyle yaşama süresi ve yaşlılıkla ilgili eğitim alma durumunun yaşlılara yönelik tutumlarda anlamlı farklılıklar yarattığını ortaya koymuştur. Erkek öğrenciler ile ön lisans programında yer alan bireylerin, yaşlının yaşamını sınırlandırma ve olumsuz ayrımcılık düzeylerinin daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Buna karşılık, yaşlılık konusunda eğitim alan öğrencilerin ve yaşlı bireylerle uzun süre yaşamış olanların daha olumlu tutumlar geliştirdiği belirlenmiştir. Çalışmanın sonuçları, yaşlı ayrımcılığı ile mücadelede sosyal hizmet eğitim müfredatının daha kapsayıcı ve uygulama odaklı biçimde yeniden düzenlenmesi gerektiğine işaret etmektedir. Özellikle öğrencilerin yaşlı bireylerle doğrudan etkileşim kurabilecekleri deneyim temelli öğrenme süreçlerinin yaygınlaştırılması, olumlu tutumların geliştirilmesine katkı sunabilir.