AI Summary & Key Takeaways
AI InsightIn conclusion, this article emphasizes the need to reassess the functions of open-air museums and to incorporate aspects such as safeguarding intangible cultural heritage, fostering intercultural dialogue, and supporting sustainable development.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Open-air museology is a general term used to describe museums that exhibit their collections in open spaces. In Turkey, it is commonly used to refer to archaeological sites. However, in the context of ethnographic museology, an open-air museum refers to museums that display the traditional architecture and culture of a particular era in an open-air setting. The first examples of these museums emerged in the 19th century in Scandinavian countries such as Norway and Sweden in Northern Europe. This process was driven by the rapid rise of industrialization worldwide and the increasing migration to cities. The threat of the loss of traditional culture gave rise to open-air museology, which could be described as “rescue museology.” Examples of vernacular architecture, such as houses, schools, shops, places of worship, barns, and mills, were dismantled from their original sites, transported to open areas, and rearranged for exhibition purposes along with their interior furnishings. Additionally, these museums have adopted an approach where museum staff or volunteers re-enact the culture of the era and present it to visitors. In this context, open-air museums aim to preserve a specific period through its architectural structures and culture. By today, however, the concept has diversified to include various types such as village museums, rural life museums, farm museums, regional museums, and eco-museums, which preserve the ecological system alongside people and culture in situ while considering sustainable development. This evolution reflects the expansion of open-air museums’ time-oriented perspective, which originally focused on the past, to now encompass the present and the future as well. On the other hand, open-air museums have also taken on new functions in line with contemporary museum practices. This article examines the transformation of the concept of open-air museology and evaluates the functions of this genre during its emergence. The current situation is discussed through practical examples from museums affiliated with the European Open-Air Museums Association. In this context, document analysis, a qualitative research method, was employed, and the information available on the museums’ official websites served as the basis for the study. In conclusion, this article emphasizes the need to reassess the functions of open-air museums and to incorporate aspects such as safeguarding intangible cultural heritage, fostering intercultural dialogue, and supporting sustainable development.
Özet
Açık hava müzeciliği, açık alanda sergileme yapan müzeler için kullanılan genel bir terimdir. Türkiye’de yaygın olarak ören yerleri için kullanılmaktadır. Ancak halk bilimi müzeciliği bağlamında açık hava müzesi, bir dönemin geleneksel mimarisini ve kültürünü açık havada sergileyen müzeleri ifade etmektedir. Bu müzelerin ilk örnekleri on dokuzuncu yüzyılda Kuzey Avrupa’da Norveç ve İsveç gibi İskandinav ülkelerinde ortaya çıkmıştır. Bu sürecin temelinde dünyada sanayileşmenin hızlı yükselişi ve kentlere göçlerin artması bulunmaktadır. Geleneksel kültürün kaybolma tehlikesi, kurtarma müzeciliği olarak adlandırılabilecek açık hava müzeciliğini doğurmuştur. Ev, okul, dükkân, ibadet yeri, samanlık, değirmen gibi halk mimarisi örnekleri yerinden sökülerek açık bir alana taşınmış ve içindeki eşyalarla birlikte sergileme amacıyla yeniden düzenlenmiştir. Ayrıca bu müzelerde müze personeli veya gönüllüler tarafından dönemin kültürünün canlandırılarak ziyaretçilere sunulması yaklaşımı benimsenmiştir. Bu bağlamda açık hava müzeleri belli bir dönemi, mimari yapıları ve kültürü ile bir arada korumayı amaçlamıştır. Günümüze kadar köy müzesi, kırsal yaşam müzesi, çiftlik müzesi, bölgesel müze veya ekolojik sistemi insanla ve kültürle birlikte yerinde koruyan ve sürdürülebilir kalkınmayı dikkate alan ekomüze gibi farklı türleri de kapsayacak şekilde çeşitlenmiştir. Bu değişim, açık hava müzelerinin geçmişe odaklanan zaman anlayışının günümüzü ve geleceği de içerecek şekilde genişlemesini sağlamıştır. Diğer yandan açık hava müzeleri günümüz müzecilik anlayışı ile uyumlu şekilde yeni işlevler de kazanmıştır. Bu makalede açık hava müzeciliği kavramının dönüşümü incelenmiş ve bu türün ortaya çıkış sürecindeki işlevleri değerlendirilmiştir. Günümüzdeki durumu ise Avrupa Açık Hava Müzeleri Birliği’ne bağlı müzelerin uygulama örnekleri üzerinden tartışılmıştır. Bu kapsamda nitel araştırma tekniği olan doküman analizi kullanılmış ve müzelerin resmî internet sayfalarında yer alan bilgiler temel alınmıştır. Sonuç olarak açık hava müzeciliğinin işlevlerinin yeniden değerlendirilmesi ve buna somut olmayan kültürel mirası yaşatarak koruma, kültürler arası diyaloğu teşvik etme ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleme gibi yönlerin dâhil edilmesi gerektiği üzerinde durulmuştur.