AI Summary & Key Takeaways
AI InsightIt also highlights the implications of preventive criminal justice for the rule of law, human dignity, and the protection of individual rights.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Security measures demonstrate that criminal law is not limited to responding to acts committed in the past, but also operates to prevent future danger and protect public security. Unlike punishment, security measures are primarily connected not with the offender’s culpability, but with dangerousness, risk assessment, and the logic of preventive intervention. Yet this future-oriented character requires strong safeguards concerning personal liberty, proportionality, judicial review, and defence rights. This article examines security measures in German and Turkish law through the interrelated concepts of dangerousness, prosecutorial authority, and judicial oversight. In German law, security measures are regulated under the concept of Maßregeln der Besserung und Sicherung and are considered together with the strong role of the prosecution service and court supervision. In Turkish law, the article evaluates the normative structure of security measures, the enforcement process, and potential fundamental rights concerns arising in practice. The article argues that the legitimacy of security measures depends not merely on the aim of public security, but on strict judicial control, proportionality, reasoned decision-making, defence rights, and fundamental rights guarantees. Therefore, security measures should be understood not as neutral alternatives to punishment, but as preventive criminal justice tools requiring continuous rights-based scrutiny. It also highlights the implications of preventive criminal justice for the rule of law, human dignity, and the protection of individual rights.
Özet
Güvenlik tedbirleri, ceza hukukunun yalnızca geçmişte işlenen fiile karşılık verme işleviyle sınırlı olmadığını; aynı zamanda gelecekteki tehlikenin önlenmesi ve toplum güvenliğinin korunması amacıyla da hareket ettiğini göstermektedir. Bu yönüyle güvenlik tedbirleri, ceza yaptırımlarından farklı olarak failin kusurundan çok tehlikelilik hâli, risk değerlendirmesi ve önleyici müdahale mantığıyla ilişkilidir. Ancak bu gelecek yönelimi, kişi özgürlüğü, ölçülülük, yargısal denetim, savunma hakkı ve hukuki güvenlik bakımından güçlü güvenceleri gerekli kılmaktadır. Bu çalışma, Almanya ve Türkiye hukukunda güvenlik tedbirlerini tehlikelilik, savcılık yetkisi ve yargısal denetim ekseninde karşılaştırmalı olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Alman hukukunda “Maßregeln der Besserung und Sicherung” başlığı altında düzenlenen güvenlik tedbirleri, savcılık makamının soruşturmadaki güçlü konumu, ölçülülük ilkesi ve mahkeme denetimiyle birlikte ele alınmaktadır. Türk hukukunda ise güvenlik tedbirlerinin normatif yapısı, infaz süreci, savcılığın soruşturmadaki rolü ve uygulamada doğabilecek temel hak sorunları değerlendirilmektedir. Bu bağlamda çalışma, güvenlik tedbirlerinin tehlikelilik kavramı üzerinden genişleyen önleyici ceza adaleti anlayışının hukuk devleti, insan onuru ve temel hak güvenceleri bakımından doğurduğu sonuçları da tartışmaktadır. Çalışma, güvenlik tedbirlerinin meşruiyetinin yalnızca toplum güvenliği amacına değil; bu amacın somut tehlikelilik değerlendirmesi, sıkı yargısal denetim, gerekçelendirme yükümlülüğü, savunma hakkı, ölçülülük ilkesi ve düzenli gözden geçirme mekanizmalarıyla sınırlandırılmasına bağlı olduğunu ileri sürmektedir. Bu nedenle güvenlik tedbirleri, cezaya alternatif nötr kurumlar olarak değil, özgürlük ve güvenlik dengesi içinde sürekli denetlenmesi gereken önleyici ceza adaleti araçları olarak ele alınmalıdır.