AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe study's results emphasize that if the capital accumulation provided through these channels is directed toward environmentally conscious investment areas, it can give the financial development process a dynamic momentum focused on sustainability.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Financial development, which is an important driver of economic growth, also has critical impacts on environmental sustainability. This study takes a holistic approach to examining the environmental consequences of financial development through the ecological footprint indicator, which represents the ecological capacity required for the continuity of an economy. The Global Footprint Network states the ecological footprint must be below 1.5 gha to protect biodiversity. However, in 2022, Turkey’s per capita footprint was 2.58 gha. This shows its way of life isn’t sustainable, so policymakers need action plans based on solid data. Within this framework, the main objective of this study is to empirically examine the causal relationship between domestic loans, which are an indicator of financial depth, and foreign direct investment, which represents financial openness, in order to provide a more comprehensive perspective on the environmental impacts of financial development. The Toda-Yamamoto causality analysis was applied in the study covering the period 1985-2022. According to the analysis results, a two-way causal relationship was found between the ecological footprint and direct foreign investment, while a one-way causal relationship was identified between domestic loans and the ecological footprint. These findings show that both the national financial system and international capital flows have a direct impact on Turkey's environmental performance. The study's results emphasize that if the capital accumulation provided through these channels is directed toward environmentally conscious investment areas, it can give the financial development process a dynamic momentum focused on sustainability.
Özet
Ekonomik büyümenin önemli bir itici gücü olan finansal gelişme, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik üzerinde de kritik etkilere sahiptir. Bu çalışma, finansal gelişimin çevresel sonuçlarını, bir ekonominin devamlılığı için gereken ekolojik kapasiteyi temsil eden ekolojik ayak izi göstergesi üzerinden bütüncül bir yaklaşımla ele almaktadır. Küresel Ayak İzi Ağı'na göre, biyolojik çeşitliliği korumak ve artan dünya nüfusunun ihtiyaçlarını karşılamak için ekolojik ayak izinin 1.5 kha'in altında olması gerekirken, Türkiye'nin 2022'deki kişi başına ekolojik ayak izi 2.58 kha olarak ölçülmüştür. Bu durum, ülkedeki yaşam faaliyetlerinin sürdürülebilir olmadığını ve politika yapıcılar için somut verilere dayalı eylem planlarına ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir. Bu çerçevede çalışmanın temel amacı, finansal derinliğin bir göstergesi olan yurtiçi krediler ile finansal açıklığı temsil eden doğrudan yabancı yatırımlar (DYY) arasındaki nedensel ilişkiyi ampirik olarak inceleyerek, finansal gelişimin çevresel etkilerine dair daha kapsamlı bir bakış açısı sunmaktır. 1985-2022 dönemini kapsayan çalışmada Toda-Yamamoto nedensellik analizi uygulanmıştır. Yapılan analizler, ekolojik ayak izi ile doğrudan yabancı yatırımlar arasında iki yönlü bir nedensellik ilişkisi bulunduğunu ortaya koyarken, yurtiçi kredilerden ekolojik ayak izine doğru tek yönlü bir nedensellik saptamıştır. Bu bulgular hem ulusal finansal sistemin hem de uluslararası sermaye akışlarının Türkiye'nin çevresel performansı üzerinde doğrudan bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Çalışma sonuçları, bu kanallar aracılığıyla sağlanan sermaye birikiminin çevreye duyarlı yatırım alanlarına yönlendirilmesi durumunda, finansal gelişme sürecine sürdürülebilirlik odaklı dinamik bir ivme kazandırılabileceğini vurgulamaktadır.