AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings revealed that the majority of participants perceived their competence in language teaching as moderate or insufficient, with self-efficacy perceptions showing no significant differences based on gender or academic achievement.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study aims to examine the readiness and self-efficacy perceptions of pre-service Turkish language teachers regarding skill-based language teaching within the framework of the Türkiye Century Education Model. The study adopted the holistic single-case design, one of the qualitative research methods. The study group consisted of 65 pre-service teachers (38 female, 27 male) enrolled in the Turkish Language Education Department of the Faculty of Education at a state university. Data were collected through a written opinion form comprising seven open-ended questions developed by the researcher and analysed using descriptive analysis, content analysis, the Kruskal-Wallis H test, and chi-square analysis. The findings revealed that the majority of participants perceived their competence in language teaching as moderate or insufficient, with self-efficacy perceptions showing no significant differences based on gender or academic achievement. Participants reported higher self-efficacy in receptive skills (listening and reading) but experienced notable insecurity in productive skills (speaking and writing). The most intensive development needs were concentrated on speaking and writing skills. Most of participants advocated a hierarchical ordering in language skill instruction, indicating that the spiral approach adopted by the curriculum has not yet been sufficiently internalized. Regarding university education, a great majority of participants rated their training as entirely or partially inadequate; the theory-practice imbalance, the problem of “not teaching how to teach” and structural/institutional deficiencies emerged as the strongest criticism themes. The results demonstrate that the innovative, skill-oriented, and assessment-centred vision of the Türkiye Century Education Model necessitates the restructuring of teacher education programs toward practice-based and field-education-focused approaches.
Özet
Bu araştırma, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ekseninde Türkçe öğretmeni adaylarının beceri temelli dil öğretimine yönelik hazırbulunuşluklarını ve öz yeterlilik algılarını incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden bütüncül tek durum çalışması deseni benimsenmiştir. Çalışma grubunu, bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesi Türkçe eğitimi ana bilim dalında öğrenim gören 65 (38 kadın, 27 erkek) öğretmen adayı oluşturmuştur. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen 7 açık uçlu sorudan oluşan yazılı görüş formu aracılığıyla toplanmış; betimsel analiz, içerik analizi ile Kruskal-Wallis H testi ve ki-kare analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Bulgular, katılımcıların büyük çoğunluğunun dil öğretiminde kendilerini orta veya yetersiz düzeyde yeterli gördüklerini ortaya koymuştur. Ayrıca, yeterlilik algılarının cinsiyet ve akademik başarıya göre anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Katılımcılar, anlama becerilerinde (dinleme ve okuma) kendilerini daha yetkin bulurken anlatma becerilerinde (konuşma ve yazma) belirgin bir güvensizlik yaşadıklarını beyan etmişlerdir. En yoğun gelişim talebi konuşma ve yazma becerileri üzerinde yoğunlaşmıştır. Katılımcıların önemli bir bölümü dil becerilerinin öğretiminde hiyerarşik bir sıralama yapılması gerektiğini savunurken programın benimsediği sarmal yaklaşımın yeterince içselleştirilemediği tespit edilmiştir. Üniversite eğitimine yönelik değerlendirmelerde katılımcıların büyük çoğunluğu aldıkları eğitimi tamamen veya kısmen yetersiz bulmuş; teori-uygulama dengesizliği, öğretmeyi öğretmeme sorunu ve yapısal/kurumsal eksiklikler en güçlü eleştiri temaları olarak öne çıkmıştır. Araştırma sonuçları, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin beceri odaklı ve ölçme-değerlendirme merkezli yenilikçi vizyonunun, öğretmen yetiştirme programlarının uygulama ağırlıklı ve alan eğitimi odaklı olarak yeniden yapılandırılmasını zorunlu kıldığını göstermektedir.