AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThese findings underscore the importance of region-specific epidemiological studies to guide preventive and clinical strategies, reduce intoxication-related morbidity and mortality, and improve public health policies.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Aim: This study aimed to analyze the demographic, etiological, and clinical characteristics of acute poisoning cases, along with 10year trends, in patients presenting to a tertiary emergency department in the Eastern Black Sea Region of Türkiye. Material and Methods: This retrospective, cross-sectional study included 1811 patients aged over 17 years who were diagnosed with intoxications between 2007 and 2016. Data were collected from the emergency department database. Key variables included demographics, intoxication agents, clinical presentations, and outcomes. Decontamination and elimination techniques, as well as trends in substance use and presentation times, were evaluated. Results: Of 505,525 emergency department visits, 0.4% (n=1811) were due to intoxications, predominantly involving females (63.1%) and individuals aged 17–24 years (50.0%). Suicide attempts accounted for 60.7% of cases, with 44.6% of these patients having a psychiatric history. The most common agents were analgesics (24.4%) and antidepressants (24.3%), with paracetamol and amitriptyline being the most frequently implicated drugs. Decontamination was applied to 57.3% of patients, and antidote therapy to 13.4%. Over the decade, a shift from amitriptyline to paracetamol poisonings was observed. Mortality was low, at 0.2%, and 90.8% of patients fully recovered. Conclusion: This study highlights significant changes in poisoning agents over a decade, with increasing paracetamol use and decreasing amitriptyline-related cases. These findings underscore the importance of region-specific epidemiological studies to guide preventive and clinical strategies, reduce intoxication-related morbidity and mortality, and improve public health policies.
Özet
Amaç: Bu çalışma, Türkiye'nin Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yer alan bir üçüncü basamak acil servisine başvuran akut zehirlenme vakalarının demografik, etiyolojik ve klinik özelliklerini ve 10 yıllık eğilimlerini analiz etmeyi amaçlamıştır. Gereç ve Yöntemler: Bu retrospektif, kesitsel çalışmada, 20072016 yılları arasında zehirlenme tanısı alan 17 yaş üstü 1811 hasta incelenmiştir. Veriler acil servis veri tabanından toplanmıştır. Demografik veriler, zehirlenme etkenleri, klinik bulgular ve sonuçlar gibi temel değişkenler değerlendirilmiştir. Dekontaminasyon ve eliminasyon teknikleri ile madde kullanımı ve başvuru zamanlarındaki eğilimler incelenmiştir. Bulgular: 505.525 acil servis başvurusunun %0,4’ü (n=1811) zehirlenmeler nedeniyle olmuş ve vakaların çoğunluğu kadınlar (%63,1) ve 17-24 yaş grubundaki kişilerden (%50,0) oluşmuştur. Vaka sayısının %60,7’si intihar girişimleri ile ilişkili bulunmuş, bu hastaların %44,6’sının psikiyatrik hastalık öyküsü olduğu tespit edilmiştir. En yaygın zehirlenme etkenleri analjezikler (%24,4) ve antidepresanlar (%24,3) olup, parasetamol ve amitriptilin en sık sorumlu tutulan ilaçlar olmuştur. Hastaların %57,3’üne dekontaminasyon uygulanmış, %13,4’üne antidot tedavisi verilmiştir. On yıllık süreçte amitriptilin zehirlenmelerinin azaldığı, parasetamol zehirlenmelerinin ise arttığı görülmüştür. Mortalite oranı %0,2 ile düşük bulunmuş ve hastaların %90,8’i tamamen iyileşmiştir. Sonuç: Bu çalışma, on yıllık süreçte zehirlenme etkenlerindeki önemli değişikliklere dikkat çekmektedir; parasetamol kullanımındaki artış ve amitriptilin zehirlenmelerindeki azalma bunlara örnek olarak verilebilir. Bulgular, bölgeye özgü epidemiyolojik çalışmaların, koruyucu ve klinik stratejiler geliştirilmesindeki önemini vurgulamaktadır. Bu tür çalışmalar, zehirlenme ile ilişkili morbidite ve mortaliteyi azaltmaya ve halk sağlığı politikalarını iyileştirmeye katkı sağlayabilir.