AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings reveal that the formulaic line “Şu derenin uzunu / Kıramadım buzunu” is not limited to the Gagauz community, but is widely encountered across Anatolia and Turkish Thrace, as well as in the Balkans, Bessarabia, Azerbaijan, and the Halep region of Syria.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study comparatively examines mani and folk song variants containing the line “Şu derenin uzunu” within the Turkish oral tradition. The study is based on observations conducted in public performance settings in Kumçiftliği (Orestiada, Greece), together with an evaluation of examples found in the TRT Turkish Folk Music repertoire, written sources, and online audio-visual recordings. Starting from the locally performed song known as Serseli (a folk song containing the “Şu derenin uzunu” formula), the analysis demonstrates that this verbal pattern circulates in both mani and folk song forms. The findings reveal that the formulaic line “Şu derenin uzunu / Kıramadım buzunu” is not limited to the Gagauz community, but is widely encountered across Anatolia and Turkish Thrace, as well as in the Balkans, Bessarabia, Azerbaijan, and the Halep region of Syria. Variations observed particularly in the third line—such as regional identity markers and dialectal features—indicate the coexistence of structural stability and contextual adaptation within oral culture. Framed within the concepts of formulaic structure and cultural memory, the study discusses how cultural continuity after migration is sustained through oral tradition.
Özet
Bu çalışma, Türkçe sözlü kültür dağarında yer alan “Şu derenin uzunu” dizesini içeren mâni ve türkü örneklerini karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Çalışma, Yunanistan’ın Kumçiftliği (Orestiada) bölgesinde kamuya açık icra ortamlarında yapılan gözlemler ile TRT Türk Halk Müziği dağarı, yazılı kaynaklar ve çevrim içi ses ve görüntü kayıtlarında yer alan örneklerin birlikte değerlendirilmesine dayanmaktadır. Kumçiftliği’nde Serseli (“Şu derenin uzunu” kalıbını içeren türkü) adıyla icra edilen örnekten hareketle yürütülen inceleme, söz konusu kalıbın hem mâni hem de türkü formunda dolaşımda olduğunu ortaya koymaktadır. Bulgular, “Şu derenin uzunu / Kıramadım buzunu” kalıbının yalnızca Gagauz topluluğu ile sınırlı olmadığını; Anadolu ve Türkiye Trakyası’nın farklı yörelerinin yanı sıra Balkanlar, Besarabya, Azerbaycan ve Suriye’nin Halep bölgesinde de yaygın biçimde yer aldığını göstermektedir. Özellikle üçüncü dizede gözlemlenen söz çeşitlemeleri, yöresel kimlik adları ve ağız özellikleri, sözlü kültürde kalıp yapının korunması ile yerel bağlama uyarlanması arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktadır. Çalışma, söz konusu kalıbı kalıp söz yapısı ve kültürel bellek kavramı çerçevesinde değerlendirerek, göç sonrası kültürel sürekliliğin sözlü gelenek aracılığıyla nasıl sürdürüldüğünü tartışmaktadır.