AI Summary & Key Takeaways
AI InsightResults The results show a strong negative correlation between NDVI and LST during the summer (r = -0.79).
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Background and Aims Rapid changes in land cover and complex topographic conditions influence the surface energy balance, leading to regional temperature differences. Understanding the topographic factors and vegetation indicators that affect the spatial distribution of Land Surface Temperature (LST) is essential for climate-sensitive planning and environmental management. This study examines the effects of elevation, slope, and the Normalized Difference Vegetation Index (NDVI) on seasonal LST in Zonguldak, Bartın, and Kastamonu. Methods Data for elevation, slope, NDVI, and LST were used in the study. All variables were normalized to a 0–1 range to improve comparability. Seasonal relationships between these variables were evaluated using correlation analysis separately for the summer and winter periods. Results The results show a strong negative correlation between NDVI and LST during the summer (r = -0.79). In contrast, this relationship was very weak in winter (r = -0.01), likely due to low photosynthetic activity and the effects of snow or vegetation cover. Elevation had a moderate negative effect on LST in summer (r = -0.38), while this effect became much stronger in winter (r = -0.79). The slope variable showed a low-to-moderate correlation in both seasons. Overall, topography is the second most important factor after NDVI in summer, while elevation is the main determinant in winter. Conclusion The study demonstrates that the region's topographic diversity plays a significant role in seasonal temperature distribution. Specifically, vegetation density is a key regulator of the thermal regime during the summer months. By quantifying the contributions of topography and vegetation to seasonal heat dynamics, this study provides a scientific basis for climate-adaptive regional planning and landscape management.
Özet
Giriş ve Hedefler Hızla değişen arazi örtüsü ve kompleks topoğrafik koşullar, yüzey enerji dengesi üzerinde belirleyici etkiler oluşturarak bölgesel sıcaklık farklarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu bağlamda, yer yüzey sıcaklığının (YYS) mekânsal dağılımını etkileyen topoğrafik faktörlerin ve vejetasyon göstergelerinin anlaşılması, iklim duyarlı planlama ve çevresel yönetim açısından kritik önem taşımaktadır. Bu çalışma, Karadeniz Bölgesi’nin Zonguldak, Bartın ve Kastamonu illerini kapsayan geniş bir alanında, yükselti, eğim ve Normalleştirilmiş Bitki Örtüsü Fark Endeksi (NDVI)’nin mevsimsel YYS üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Yöntemler Çalışmada yükselti, eğim, NDVI ve YYS verileri kullanılmış; tüm değişkenler karşılaştırılabilirliği artırmak amacıyla 0-1 aralığında normalize edilmiştir. Değişkenler arasındaki mevsimsel ilişkiler, yaz ve kış dönemleri için ayrı ayrı olmak üzere korelasyon analizi ile sayısal olarak değerlendirilmiştir. Bulgular Elde edilen sonuçlar, yaz mevsiminde NDVI ile YYS arasında güçlü ve negatif bir ilişki olduğunu göstermiştir (r = -0,79). Buna karşın, kış döneminde bu ilişki oldukça zayıf bulunmuştur (r = -0,01), bu durumun düşük fotosentetik aktivite ve kar/bitki örtüsü etkilerinden kaynaklandığı değerlendirilmektedir. Yükselti değişkeni yazın yer yüzey sıcaklığını orta düzeyde negatif yönde etkilerken (r = -0,38), kış aylarında bu etkinin daha belirgin hâle geldiği görülmüştür (r = -0,79). Eğim değişkeninin ise her iki mevsimde de YYS ile düşük-orta düzeyde ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Genel olarak, topoğrafyanın yaz aylarında NDVI’dan sonra en güçlü etkileyici faktör olduğu, kış aylarında ise yükselti değişkeninin belirleyici olduğu ulaşılan önemli sonuçlar arasındadır. Sonuçlar Çalışma, bölgenin topoğrafik heterojenliğinin mevsimsel sıcaklık dağılımı üzerinde önemli rol oynadığını, özellikle yaz aylarında bitki örtüsü yoğunluğunun termal rejimi belirgin biçimde düzenlediğini göstermektedir. Bu çalışma, topoğrafik faktörlerin ve vejetasyonun mevsimsel ısı dinamiklerindeki göreceli katkılarını nicel olarak ortaya koyarak, iklim uyumlu bölgesel planlama ve peyzaj yönetimi için bilimsel bir temel sunmaktadır.