AI Summary & Key Takeaways
AI InsightWith similar gas usage and cost between low and medium-flow anesthesia, minimal-flow is recommended as the more rational choice.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Objective Low and Minimal-flow Anesthesia, despite its advantages, including cost and pollution reduction and less heat/moisture loss, has limited prevalence due to concerns of complications and the need for closer monitoring. The objective of this study was to assess the benefits and risks of low- and minimal-flow anesthesia in patients undergoing oral and maxillofacial surgery. Material and Methods Conducted at Akdeniz University, 149 ASA 1-2 class patients were categorized into four Fresh Gas Flow (FGF) groups post-anesthesia induction. Data collected included vital signs, complications, operation and awakening times, and gas use. Results There were no significant differences in demographics or ASA classification. However, variations in oxygen, air and sevoflurane use across the various FGF groups were identified (p<0.05). Usage increased significantly from minimal to high-flow groups. Sevoflurane use was lowest at minimal-flow, increasing through to high-flow. The study found no significant difference in sevoflurane use between low and medium-flow groups. A progressive increase in recovery times was observed from high to minimal-flow groups, with no differences in operation times or hemodynamic parameters and complications. Conclusion The study suggests that low- and minimal-flow anesthesia can be safely used in patients undergoing oral and maxillofacial surgery with detailed monitoring. With similar gas usage and cost between low and medium-flow anesthesia, minimal-flow is recommended as the more rational choice.
Özet
Amaç Düşük ve Minimal Akımlı Anestezi, maliyetin düşmesi ve çevre kirliliğinin azaltılması ve daha az ısı/nem kaybı gibi avantajlarına rağmen, komplikasyon endişeleri ve daha dikkatli yakın monitörizasyon ihtiyacı nedeniyle yaygın değildir. Bu çalışmanın amacı, anestezide oldukça önemli olan hava yolunu cerrahi ekip ile paylaştığımız Oral ve Maksillofasiyal Cerrahi hastalarında Düşük ve Minimal Akımlı Anestezinin faydalarını ve risklerini ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntemler Akdeniz Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı’nda gerçekleştirilen bu çalışmada, 149 ASA 1-2 sınıfı hasta anestezi indüksiyonu sonrası dört farklı Taze Gaz Akımı (TGA) grubuna ayrıldı. Hastaların vital bulguları, komplikasyonları, ameliyat ve uyanma süreleri ve gaz kullanım miktarlarını içeren veriler toplanılarak analiz edildi. Bulgular Hastaların demografik özelliklerinde veya ASA sınıflandırmasında anlamlı bir fark bulunmadı. TGA grupları arasında oksijen, hava ve sevofluran kullanımında istatistiksel olarak anlamlı farklar bulundu (p<0.05). Kullanım minimalden yüksek akım grubuna doğru anlamlı şekilde artmaktaydı. Sevofluran kullanımı minimum akımda en düşük seviyedeydi ve yüksek akıma doğru artış gösterdi. Düşük ve orta akım grupları arasında sevofluran kullanımında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Ameliyat sürelerinde veya hemodinamik parametrelerde ve komplikasyonlarda herhangi bir fark yok iken yüksek akımdan minimal akıma doğru uyanma sürelerinde ilerleyici bir artış gözlenmiştir. Sonuç Çalışmamız, düşük ve minimal akım anestezinin oral ve maksillofasiyal cerrahi hastalarında yakın dikkatli monitörizasyon ile güvenle kullanılabileceğini göstermektedir. Düşük ve orta akım anestezi arasında benzer gaz kullanım miktarları olması nedeni ile minimal akım anestezi kullanımı daha akılcı olacaktır.