AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe results indicate several NE–SW extending lineations cutting the basins, which are interpreted to be paleo–structure boundaries, reactivated as faults with normal components which are important features for earthquake hazard assessments for the region.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Bakırçay and Kırkağaç basins, located in NW Turkiye, are defined with a complex development process due to being affected both from the strike–slip nature of the North Anatolian Fault and the three–phase extensional regime of the Aegean Extensional Province. In this study, boundary analysis methods are applied on Bouguer gravity anomalies along with analytical continuation methods to reveal lineations and geological contacts, and three–dimensional modeling is applied to estimate basin depths. The results indicate several NE–SW extending lineations cutting the basins, which are interpreted to be paleo–structure boundaries, reactivated as faults with normal components which are important features for earthquake hazard assessments for the region. The depth of the Soma coal basin is determined to be 1 km and the depth extent of the Bakırçay and Kırkağaç basins is estimated to be ~2 km maximally near the W–SW boundary faults. The lowest density contrast values are observed throughout W–SW boundaries of these basins, indicating higher groundwater potential.
Özet
Türkiye’nin KB bölümünde bulunan Bakırçay ve Kırkağaç basenleri hem Kuzey Anadolu Fayı’nın doğrultu atımlı doğasından hem de Ege Genişleme Bölgesi’nin üç fazlı gerilmeli rejiminden etkilendiği için karmaşık bir tektonik sürece sahiptir. Bu çalışmada, Bouguer gravite anomalilerine sınır belirleme yöntemleri analitik uzanımlarla uygulanarak çizgisellikler jeolojik sınırlar tespit edilmiş ve düz çözüm tabanlı bir üç–boyutlu modelleme yöntemiyle basen derinlikleri yaklaşık olarak belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlarda, basenleri kesen KD–GB uzanımlı birçok çizgiselliğin varlığı gözlenmiştir. Bu çizgisellikler, neotektonik dönemde normal bileşenli faylar olarak yeniden aktifleşmiş paleo–yapı sınırları olarak yorumlanmıştır ve bölge depremselliği açısından önemlidir. Soma kömür baseninin derinliği yaklaşık 1 km olarak belirlenmiştir. Bakırçay ve Kırkağaç basenlerinin derinlikleriyse, B–GB doğrultusunda uzanan fayların çevresinde yaklaşık 2 km olarak belirlenmiştir. En düşük yoğunluk karşıtlığı değerleri de bu basenlerin B–GB sınırları boyunca izlenmiştir ve bu bölgelerde yeraltı suyu potansiyelinin daha fazla olduğunu göstermektedir.