AI Summary & Key Takeaways
AI InsightDepressive symptoms could be important for preventing PLEs during pandemics, while considering country-specific risk factors for targeted interventions.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Objective: This study aims to identify predictors and country-specific factors associated with psychotic-like experiences (PLEs) and to examine whether depressive symptoms, anxiety symptoms, and sleep problems were consistent with a mediating role in the association between daily reported COVID-19-related deaths and PLEs. Methods: 854 participants completed e-questionnaires assessing PLEs, depressive/anxiety symptoms, and sleep problems using Community Assessment of Psychic Experiences-42-Positive Subscale (CAPE-42-Pos), Patient Health Questionnaire (PHQ), Generalized Anxiety Disorder-7 (GAD), and Pittsburg Sleep Quality Index (PSQI). Psychiatric/COVID-19 infections, cigarette/alcohol/substance use, daily new COVID-19 cases/deaths were noted on survey date. Association rule mining and PROCESS Macro Mediation analysis were applied. Results: COVID-19 death toll and PSQI had a non-linear, PHQ and GAD had a linear relationship with PLEs. Cigarette usage was associated with higher PLEs risk; conversely, past-month alcohol use was inversely associated with PLEs risk, though this latter finding should be interpreted with caution given the limited assessment of alcohol use patterns. PHQ-Total score was consistent with a partial mediating role in the association between COVID-19-related death toll and CAPE-Pos-Total score in the cross-sectional mediation model tested. Rule mining revealed that in Türkiye, substance/cigarette use and suicidality; in Nigeria, sleep problems and depression; in India, suicidality and sleep disturbances; and in Spain, COVID-19 history and psychiatric symptoms were strongly associated with high CAPE scores. Conclusion: Reported death number, depressive/anxiety symptoms, and sleep disturbances could be used to predict PLEs. Depressive symptoms could be important for preventing PLEs during pandemics, while considering country-specific risk factors for targeted interventions.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, psikotik benzeri deneyimlerle (PBD) ilişkili yordayıcıları ve ülkeye özgü faktörleri belirlemek ve günlük bildirilen COVID-19 ölüm sayıları ile PBD arasındaki ilişkide depresif/anksiyete belirtileri ve uyku sorunlarının aracı model ile uyumlu olup olmadığının incelemektir. Yöntem: Toplam 854 katılımcı, PBD, depresif/anksiyete belirtileri ve uyku sorunlarını değerlendiren sırasıyla Psikotik Yaşantıların Toplumda Değerlendirilmesi Ölçeği-42 Pozitif Alt Ölçeği (PYTDÖ), Hasta Sağlığı Anketi (HSA), Yaygın Anksiyete Bozukluğu Ölçeği-7 (YAB-7) ve Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) kullanılmıştır. Katılımcıların psikiyatrik hastalık ve COVID-19 enfeksiyon öyküleri, sigara/alkol/madde kullanımı ile anketin uygulandığı tarihteki günlük yeni COVID-19 vaka ve ölüm sayıları kaydedilmiştir. Analizlerde ilişki kuralı madenciliği ve PROCESS Macro aracılık analizi uygulanmıştır. Bulgular: COVID-19’a bağlı ölüm sayısı ile PUKİ puanları PYTDÖ ile doğrusal olmayan bir ilişki gösterirken, HSA ve YAB-7 puanları PYTDÖ ile doğrusal bir ilişki göstermiştir. Sigara kullanımı daha yüksek PBD riskiyle ilişkilendirilmiş; buna karşın son bir ay içindeki alkol kullanımı PBD riskiyle ters yönde ilişkili bulunmuş olmakla birlikte, bu son bulgu alkol kullanım örüntülerinin sınırlı düzeyde değerlendirilmiş olması nedeniyle dikkatli yorumlanmalıdır. PHQ-Total puanı, kesitsel aracılık modelinde COVID-19'a bağlı ölüm sayısı ile CAPE-Poz-Total puanı arasındaki ilişkide kısmi aracılık rolüyle tutarlı bir örüntü sergilemiştir. Kural madenciliği analizleri, Türkiye’de madde/sigara kullanımı ve intihar düşüncelerinin; Nijerya’da uyku sorunları ve depresyonun; Hindistan’da intihar düşünceleri ve uyku bozukluklarının; İspanya’da ise COVID-19 öyküsü ve psikiyatrik belirtilerin yüksek PYTDÖ puanlarıyla güçlü biçimde ilişkili olduğunu göstermiştir. Sonuç: Bildirilen COVID-19 ölüm sayıları, depresif/anksiyete belirtileri ve uyku bozuklukları PBD’yi yordamıştır. Pandemi dönemlerinde PBD’nin önlenmesinde depresif belirtiler önemli bir hedef olabilir; ayrıca hedefe yönelik müdahaleler planlanırken ülkeye özgü risk faktörlerinin dikkate alınması gerekmektedir.