AI Summary & Key Takeaways
AI InsightEarly recognition, accurate etiological diagnosis, and individualized multidisciplinary management are essential to optimize outcomes in children requiring invasive treatment.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Objective: Moderate-to-large pericardial effusion in children is a potentially life-threatening condition that requires prompt diagnosis and timely intervention. However, data focusing specifically on children requiring invasive management remain limited. This study aimed to evaluate the etiological spectrum, clinical characteristics, management, and outcomes of children undergoing invasive intervention for moderate-to-large pericardial effusion. Methods: This retrospective single-center study included children (0–18 years) who underwent pericardiocentesis or surgical drainage for moderate-to-large pericardial effusion between January 2012 and December 2024. Demographic, clinical, laboratory, echocardiographic, procedural, and outcome data were reviewed. Results: Thirty-eight children underwent invasive intervention during the 13-year study period. Infectious diseases were the most common etiology (36.8%), followed by idiopathic, rheumatologic, and malignant causes. Respiratory symptoms were the predominant presenting manifestation (68.4%), and cardiac tamponade was present in 31.6% of patients. Pericardiocentesis was the initial treatment in 30 patients, of whom 15 (50.0%) required no further invasive intervention, while 19 (63.3%) did not require surgical drainage. Eleven patients (36.7%) ultimately required surgical drainage during follow-up. Procedure-related complications were uncommon; hemopericardium requiring emergency surgery occurred in two patients (5.3%). In-hospital mortality was 13.2% and was attributable to severe underlying diseases rather than procedural complications. Conclusion: Infectious diseases remain the leading cause of clinically significant pediatric pericardial effusion requiring invasive intervention. Echocardiography-guided pericardiocentesis is an effective initial treatment for most patients; however, recurrent, loculated, or complex effusions frequently require surgical management. Early recognition, accurate etiological diagnosis, and individualized multidisciplinary management are essential to optimize outcomes in children requiring invasive treatment.
Özet
Amaç: Çocuklarda orta-geniş perikardiyal efüzyon, erken tanı ve zamanında girişim gerektiren, yaşamı tehdit edebilen bir klinik durumdur. Ancak invaziv tedavi gerektiren pediatrik olgulara odaklanan çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışmada, orta-geniş perikardiyal efüzyon nedeniyle invaziv girişim uygulanan çocuk hastalarda etiyolojik dağılımın, klinik özelliklerin, tedavi yaklaşımlarının ve sonuçların değerlendirilmesi amaçlandı. Yöntem: Bu retrospektif tek merkezli çalışmaya, Ocak 2012 ile Aralık 2024 tarihleri arasında orta-geniş perikardiyal efüzyon nedeniyle perikardiyosentez veya cerrahi drenaj uygulanan 0–18 yaş arasındaki çocuk hastalar dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, klinik bulguları, laboratuvar ve ekokardiyografik verileri, uygulanan girişimler ve klinik sonuçları retrospektif olarak incelendi. Bulgular: On üç yıllık çalışma döneminde toplam 38 çocuk hastaya invaziv girişim uygulandı. En sık etiyoloji enfeksiyöz hastalıklar (%36,8) olup bunu idiyopatik, romatolojik ve malign nedenler izledi. En sık başvuru yakınması solunumsal semptomlar (%68,4) iken, hastaların %31,6'sında kardiyak tamponad mevcuttu. İlk tedavi yöntemi olarak 30 hastaya perikardiyosentez uygulandı. Bu hastaların 15’inde (%50,0) ek invaziv girişime gerek kalmazken, 19’unda (%63,3) cerrahi drenaj gereksinimi olmadı. Takipte 11 hastada (%36,7) cerrahi drenaj uygulandı. İşleme bağlı komplikasyonlar nadirdi; iki hastada (%5,3) acil cerrahi gerektiren hemoperikardiyum gelişti. Hastane içi mortalite oranı %13,2 olup ölümler girişimsel komplikasyonlara değil, altta yatan ağır hastalıklara bağlıydı. Sonuç: Enfeksiyöz hastalıklar, invaziv girişim gerektiren klinik olarak anlamlı pediatrik perikardiyal efüzyonların en sık nedenidir. Ekokardiyografi eşliğinde uygulanan perikardiyosentez hastaların çoğunda etkili bir ilk tedavi yöntemidir; ancak nüks eden, loküle veya kompleks efüzyonlarda sıklıkla cerrahi tedavi gerekmektedir. Erken tanı, doğru etiyolojik değerlendirme ve bireyselleştirilmiş multidisipliner yaklaşım, invaziv tedavi gerektiren çocuk hastalarda klinik sonuçların iyileştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.