AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThese findings suggest that early postoperative FIB-4 changes should be interpreted cautiously, as they may reflect transient alterations in platelet count and liver biochemistry during active weight loss rather than true fibrosis progression.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Objective: Metabolic dysfunction-associated steatotic liver disease (MASLD), previously termed non-alcoholic fatty liver disease, is strongly linked to obesity, insulin resistance, and type 2 diabetes. Bariatric surgery, particularly laparoscopic sleeve gastrectomy (LSG), is an established treatment for severe obesity and may improve hepatic steatosis and broader metabolic dysfunction. However, the interpretation of non-invasive fibrosis markers during rapid postoperative weight loss remains challenging, especially when biochemical improvement does not parallel fibrosis score trajectories. This study aimed to evaluate short-term changes in the fibrosis-4 (FIB-4) index following laparoscopic sleeve gastrectomy and to assess concurrent changes in insulin resistance, liver enzymes, platelet count, and body mass index. We also sought to determine whether early postoperative changes in FIB-4 should be interpreted cautiously during the active weight-loss period. Material and Method: This retrospective single-center study included 91 patients who underwent LSG between 2023 and 2025. Preoperative and postoperative data obtained during a follow-up period of 6–12 months included body weight, body mass index (BMI), liver enzymes, platelet count, fasting glucose, and fasting insulin. FIB-4 and HOMA-IR were calculated from routine laboratory measurements. Ultrasonographic steatosis was graded from 0 to 3. Pre- and postoperative comparisons were performed using non-parametric methods. Results: The cohort had a mean age of 39.19 ± 10.03 years and was predominantly female (80.2%). Significant postoperative reductions were observed in weight (118.92 ± 19.59 kg vs. 93.44 ± 17.70 kg, p<0.001), BMI (45.09 ± 6.26 kg/m² vs. 36.61 ± 4.92 kg/m², p<0.001), alanine aminotransferase, and HOMA-IR (6.92 ± 5.08 vs. 2.78 ± 1.48, p<0.001). In contrast, the mean FIB-4 score increased modestly but significantly from 0.57 ± 0.24 to 0.70 ± 0.51 (p=0.0016). Conclusion: LSG was associated with significant short-term metabolic improvement, including reductions in body weight, insulin resistance, and liver enzyme levels. Although the FIB-4 index increased modestly during the early postoperative period, both preoperative and postoperative values remained within the low-risk range. These findings suggest that early postoperative FIB-4 changes should be interpreted cautiously, as they may reflect transient alterations in platelet count and liver biochemistry during active weight loss rather than true fibrosis progression.
Özet
Amaç: Metabolik disfonksiyonla ilişkili steatotik karaciğer hastalığı (MASLD), obezite ve insülin direnci ile güçlü biçimde ilişkili olup, bariatrik cerrahi sonrasında karaciğer sonuçlarının değerlendirilmesi klinik açıdan önem taşımaktadır. Bu çalışmada laparoskopik sleeve gastrektomi (LSG) uygulanan hastalarda FIB-4 indeksindeki kısa dönem değişikliklerin yanı sıra insülin direnci, karaciğer enzimleri, trombosit sayısı ve vücut kitle indeksindeki değişimlerin değerlendirilmesi amaçlandı. Ayrıca aktif kilo kaybı döneminde FIB-4'te gözlenen erken postoperatif değişikliklerin dikkatli yorumlanması gerekip gerekmediği değerlendirildi. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif tek merkezli çalışmaya 2023–2025 yılları arasında LSG uygulanan 91 hasta dahil edildi. Ortalama 6–12 aylık izlem sürecinde preoperatif ve postoperatif vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi (VKİ), karaciğer enzimleri, trombosit sayısı, açlık glukozu ve açlık insülini verileri kaydedildi. FIB-4 ve HOMA-IR rutin laboratuvar parametrelerinden hesaplandı. Ultrasonografik steatoz 0 ile 3 arasında derecelendirildi. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 39,19 ± 10,03 yıl olup olguların %80,2’si kadındı. Ameliyat sonrası kilo, VKİ, ALT ve HOMA-IR düzeylerinde anlamlı iyileşme saptandı. HOMA-IR değeri 6,92 ± 5,08’den 2,78 ± 1,48’e geriledi (p<0,001). Buna karşın FIB-4 skoru 0,57 ± 0,24’ten 0,70 ± 0,51’e hafif fakat anlamlı şekilde yükseldi (p=0,0016). Bu değişimler Sonuç: LSG, vücut ağırlığı, insülin direnci ve karaciğer enzimlerinde belirgin düzelme ile ilişkili bulunmuştur. Buna karşın, erken postoperatif dönemde FIB-4 skorunda mütevazı bir artış gözlenmiş, ancak hem preoperatif hem de postoperatif ortalama FIB-4 değerleri düşük risk aralığında kalmıştır. Bu bulgular, erken postoperatif dönemde FIB-4'te görülen değişikliklerin gerçek fibrozis progresyonundan ziyade, aktif kilo kaybı sürecindeki trombosit sayısı ve karaciğer biyokimyasındaki geçici değişiklikleri yansıtabileceğini düşündürmektedir. Bu nedenle bariatrik cerrahi sonrası FIB-4 sonuçları dikkatle yorumlanmalı ve mümkün olduğunda seri klinik değerlendirmeler ile elastografi gibi tamamlayıcı non-invaziv yöntemlerle desteklenmelidir.