AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings revealed that Kriging-based approaches, in particular, provided the highest accuracy for most parameters.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study aims to determine the spatial distribution of physical and chemical properties using soil samples taken from areas with different land use and land cover types (agricultural, forest, and pasture) in the Vezirköprü district of Samsun province. Soil samples were taken from a total of 1.293 locations, including surface (0–20 cm) and subsurface (20–40 cm), and analyses were conducted for texture, organic matter (OM), lime (CaCO₃) and pH. 15 different interpolation methods were evaluated to estimate the spatial distribution of soil properties, and distribution maps were created using models with the lowest RMSE values. The findings revealed that Kriging-based approaches, in particular, provided the highest accuracy for most parameters. According to the analysis results, the majority of the study area soils have a clayey texture, are in the slightly alkaline pH range. Organic matter content is mostly low. The findings provide an important basis for planning sustainable land management strategies and increasing the region's agricultural production potential. Furthermore, the combined use of geographic information systems and geostatistical methods presents a powerful tool in decision-support processes aimed at increasing agricultural productivity.
Özet
Bu çalışma, Samsun ili Vezirköprü ilçesinde farklı arazi kullanım türlerine sahip alanlardan alınan toprak örnekleri üzerinden, fiziksel ve kimyasal özelliklerin mekânsal dağılımını belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın yapıldığı alanda mera, orman ve tarım alanı olmakla birlikte, 3 farklı arazi kullanım ve arazi örtü türü vardır. Bu alan üzerinde dağılım gösteren tarım topraklarının, temel bazı özellikleri ve mevcut verimlilik durumlarının belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Yüzey (0–20 cm) ve yüzey altı (20–40 cm) olmak üzere toplam 1.293 noktadan toprak örnekleri alınarak; tekstür (Kum, Kil, Silt), organik madde (OM), kireç (CaCO₃), pH ve elektriksel iletkenlik (EC) analizleri gerçekleştirilmiştir. Toprak özelliklerinin konumsal dağılımını tahmin etmek amacıyla 15 farklı enterpolasyon yöntemi değerlendirilmiş ve en düşük RMSE değerine sahip modellerle dağılım haritaları oluşturulmuştur. Bulgular, özellikle Kriging tabanlı yaklaşımların çoğu parametrede en yüksek doğruluğu sağladığını ortaya koymuştur. Analiz sonuçlarına göre, çalışma alanı topraklarının büyük bölümü killi bünye özelliği göstermekte, hafif alkali pH aralığında yer almakta ve tuzluluk problemi bulunmamaktadır. Organik madde içeriği ise çoğunlukla düşük düzeydedir. Elde edilen bulgular, bölgenin sürdürülebilir arazi yönetimi stratejilerinin planlanmasında ve tarımsal üretim potansiyelinin artırılmasında önemli bir temel teşkil etmektedir. Ayrıca, coğrafi bilgi sistemleri ve jeoistatistiksel yöntemlerin birlikte kullanımı, tarımsal verimliliğin artırılmasına yönelik karar destek süreçlerinde güçlü bir araç olarak öne çıkmaktadır.