AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings indicate that the fundamental challenge in land management in Türkiye is not the lack of data, but rather the insufficient transformation of strategic objectives into thematic plans, ecosystem services–based assessments, and binding decision-making processes.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Land use planning in Türkiye has gained a significant institutional and legal framework through Law No. 5403 on Soil Protection and Land Use and the recently enacted 2026 Land Use Planning Regulation. However, the extent to which this framework is capable of translating the strategic objectives defined within Integrated Land Use Planning (ILUP) into spatial decision-making processes remains a critical issue. This study aims to reassess the land use planning system in Türkiye based on ILUP objectives and their expected outcomes, through the lens of science–policy–law interactions. In this context, mismatches between planning objectives and existing implementation and decision-making mechanisms are examined using a diagnostic approach based on a science–policy–law interaction matrix. The findings indicate that the fundamental challenge in land management in Türkiye is not the lack of data, but rather the insufficient transformation of strategic objectives into thematic plans, ecosystem services–based assessments, and binding decision-making processes. Accordingly, the study proposes a restructuring of land use planning through a goal-oriented approach and introduces a framework for goal-oriented, thematic, integrated land governance. The proposed framework involves translating ILUP strategic objectives into thematic plans, integrating these plans with spatial decision-making processes, and establishing evaluation mechanisms based on indicators and threshold values that incorporate ecosystem services and soil health indicators. These mechanisms are further supported by indicator-based monitoring, enforcement, guidance, and incentive processes, enabling the systematic integration of scientific knowledge into decision-making. This approach aims to transform land use planning from a static regulatory instrument into a data-driven, adaptive governance system based on thematic priorities and ecosystem services. Ultimately, the effectiveness of land use planning in Türkiye depends not on expanding existing legislation, but on operationalizing ILUP objectives through thematic and ecosystem services–based planning approaches. By revealing the gap between strategic objectives and implementation, this study provides both a conceptual and operational framework to bridge this gap.
Özet
Türkiye’de arazi kullanım planlaması, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve 2026 Arazi Kullanım Planlaması Uygulama Yönetmeliği ile önemli bir kurumsal ve hukuki çerçeveye kavuşmuştur. Bununla birlikte, bu çerçevenin, Entegre Arazi Kullanım Planlaması (E-AKUP) kapsamında tanımlanan stratejik hedefleri ne ölçüde mekânsal karar süreçlerine dönüştürebildiği kritik bir tartışma konusu olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışma, Türkiye’de arazi kullanım planlama sistemini, E-AKUP hedefleri ve bu hedeflere ilişkin beklenen sonuçlar temelinde yeniden değerlendirerek, bilim–politika–hukuk etkileşimleri çerçevesinde analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, planlama hedefleri ile mevcut uygulama ve karar mekanizmaları arasındaki uyumsuzluklar, geliştirilen bilim–politika–hukuk etkileşim matrisi aracılığıyla tanısal bir yaklaşımla incelenmiştir. Bulgular, Türkiye’de arazi yönetiminde temel sorunun veri eksikliğinden ziyade, stratejik hedeflerin tematik planlara, ekosistem hizmetleri temelli değerlendirmelere ve bağlayıcı karar süreçlerine yeterince dönüştürülememesi olduğunu göstermektedir. Bu çerçevede, çalışma arazi kullanım planlamasının hedef odaklı bir yaklaşımla yeniden yapılandırılmasını önermekte ve bu amaçla hedef odaklı tematik entegre arazi yönetişimi çerçevesini ortaya koymaktadır. Önerilen yaklaşım, E-AKUP kapsamında tanımlanan stratejik hedeflerin tematik planlara dönüştürülmesini, bu planların mekânsal karar süreçleriyle bütünleştirilmesini ve ekosistem hizmetleri ile toprak sağlığı göstergelerini içeren gösterge ve eşik değerlerine dayalı değerlendirme mekanizmalarının oluşturulmasını içermektedir. Bu mekanizmalar, gösterge temelli izleme, denetim, yönlendirme ve teşvik süreçleri ile desteklenerek, bilimsel bilginin karar alma süreçlerine sistematik biçimde entegrasyonunu mümkün kılmaktadır. Söz konusu değerlendirme, arazi kullanım planlamasını statik bir düzenleme aracı olmaktan çıkararak, tematik önceliklere ve ekosistem hizmetlerine dayalı, veri temelli ve adaptif bir yönetişim sistemine dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Sonuç olarak, Türkiye’de arazi kullanım planlamasının etkinliği, mevcut mevzuatın genişletilmesinden ziyade, E-AKUP hedeflerinin tematik ve ekosistem hizmetleri temelli planlama yaklaşımı ile operasyonelleştirilmesine bağlıdır. Bu çalışma, arazi kullanım planlamasında stratejik hedefler ile uygulama arasındaki boşluğu ortaya koyarak, bu boşluğun kapatılmasına yönelik kavramsal ve uygulanabilir bir çerçeve sunmaktadır.