AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThis case highlights that proximal arterial disease may mimic carpal tunnel syndrome and underscores the importance of a structured vascular evaluation—including bilateral arm blood pressure measurement, pulse assessment, the Allen test, and Doppler ultrasonography when indicated—before considering surgical decompression in atypical CTS presentations.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Median nerve–distribution paraesthesia with nocturnal worsening is frequently labelled as carpal tunnel syndrome. Carpal tunnel syndrome (CTS) is the most common compressive neuropathy of the upper extremity; however, vascular disorders affecting proximal arteries of the arm may produce symptoms that closely mimic CTS. However, when clinical features suggest impaired perfusion—cold intolerance, colour change, or asymmetric pulses—failure to consider a vascular cause can delay diagnosis and lead to unnecessary procedures. We report a 40-year-old right-hand-dominant man with 6 months of numbness and tingling in the first three digits of the left hand, markedly worse in cold weather, with a persistent sensation of coldness. He had previously undergone surgery for presumed carpal tunnel syndrome, after which forearm wasting developed. Physical examination revealed that the left hand was noticeably cooler than the contralateral side, with pallor over the thenar and hypothenar eminences, a reduced radial pulse, and delayed reperfusion on the Allen test, raising suspicion of impaired arterial inflow.A marked inter-arm blood pressure difference was also noted. Computed tomography angiography demonstrated complete occlusion of the mid left subclavian artery. After an initial unsuccessful attempt to cross the lesion, subsequent balloon angioplasty improved luminal patency. Considering the patient’s relatively young age and the long-segment involvement of the subclavian artery, large-vessel vasculitis—particularly Takayasu arteritis—was suspected. Cold-related symptoms partially improved, though some temperature asymmetry persisted. This case highlights that proximal arterial disease may mimic carpal tunnel syndrome and underscores the importance of a structured vascular evaluation—including bilateral arm blood pressure measurement, pulse assessment, the Allen test, and Doppler ultrasonography when indicated—before considering surgical decompression in atypical CTS presentations.
Özet
Median sinir dağılımında gece artan uyuşma ve karıncalanma çoğu kez karpal tünel sendromu olarak değerlendirilir. Karpal tünel sendromu üst ekstremitenin en sık görülen kompresif nöropatisidir; ancak üst ekstremitenin proksimal arterlerini etkileyen vasküler hastalıklar CTS’ye çok benzeyen semptomlara yol açabilir. Bununla birlikte soğuğa intolerans, renk değişikliği veya nabız asimetrisi gibi perfüzyon bozukluğunu düşündüren bulgular varsa, vasküler nedenin gözden kaçması tanı gecikmesine ve gereksiz girişimlere yol açabilir. Bu olgu sunumunda, sol elin ilk üç parmağında 6 aydır devam eden, soğuk havada belirginleşen parestezi ve kalıcı soğukluk hissi bulunan 40 yaşında sağ el dominant bir erkek hasta sunulmuştur. Hasta dış merkezde karpal tünel sendromu ön tanısıyla opere edilmiş, sonrasında ön kolda atrofi gelişmiştir. Fizik muayenede sol elin karşı tarafa göre belirgin şekilde daha soğuk olduğu, tenar ve hipotenar bölgelerde solukluk bulunduğu, radial nabzın azaldığı ve Allen testinde reperfüzyonun geciktiği görüldü. Bu bulgular arteriyel akımın bozulduğunu düşündürdü. Kollar arası belirgin kan basıncı farkı da dikkat çekiciydi. Bilgisayarlı tomografi anjiyografide sol subklavyen arter orta segmentinde tam oklüzyon izlendi. Lezyonun geçilemediği ilk girişimi takiben yapılan balon anjiyoplasti ile lümen açıklığında iyileşme sağlandı Hastanın genç yaşı ve subklavian arterde uzun segment tutulumunun bulunması nedeniyle büyük damar vasküliti, özellikle Takayasu arteriti düşünüldü. Soğuğa bağlı yakınmalar kısmen geriledi, ancak sıcaklık asimetrisi bir miktar devam etti. Bu olgu, proksimal arteriyel hastalıkların karpal tünel sendromunu taklit edebileceğini göstermektedir ve özellikle atipik CTS bulgularında cerrahi dekompresyon düşünülmeden önce bilateral kol tansiyonu ölçümü, nabız değerlendirmesi, Allen testi ve gerektiğinde Doppler ultrasonografi içeren yapılandırılmış bir vasküler değerlendirmenin önemini vurgulamaktadır.