AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe third section will evaluate the obligations of states to cooperate with the ICC.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
The International Criminal Court (ICC) ensures the prosecution of serious international crimes. The freezing of assets plays an important role in establishing justice for the victims of these crimes and reparation for the harm they have suffered. The Rome Statute uses the terms' identification, tracing, freezing or seizure' together, and the definitions of these concepts have not been provided in the relevant legal regulations or by the ICC. However, based on the ICC's practice, this concept can be evaluated in two frameworks. The first is the freezing of assets as a protective measure. This measure is primarily applied before a conviction to ensure the reparation of the victims’ losses. The second is freezing assets after conviction, which aims both to facilitate confiscation and to secure the reparation of the victims’ damages. This study aims to outline the legal framework for freezing assets within the context of the International Criminal Court and examine the obligations of states to cooperate in this regard. The study is divided into three sections. The first section will explain the concept of asset freezing and its legal nature. The second section will address the freezing of assets in the ICC’s practice. The third section will evaluate the obligations of states to cooperate with the ICC.
Özet
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), uluslararası alanda işlenen ağır suçların yargılanmasını sağlamaktadır. Malvarlığının dondurulması ise, bu suçların mağdurları açısından adaletin tesisi ve uğradıkları zararların tazmininde önemli bir rol oynamaktadır. Roma Statüsü’nde, “tanımlama, izleme, dondurma veya el koyma” terimleri bir arada kullanılmaktadır ve bu kavramların tanımları da ne ilgili hukuki düzenlemelerde ne de UCM tarafından yapılmıştır. Ancak UCM’nin uygulamasına bakıldığında, bu kavram iki farklı çerçevede değerlendirilebilir. Birincisi, koruyucu tedbir kapsamında malvarlığının dondurulmasıdır. Bu tedbir, esasen mahkûmiyet öncesinde mağdurların zararlarının tazmini amacıyla uygulanmaktadır. İkincisi ise, mahkûmiyet sonrası malvarlığının dondurulmasıdır. Bu durumda hem müsadereyi sağlamak hem de mağdurların zararlarının tazminini güvence altına almak hedeflenmektedir. Birincisi, koruyucu tedbir kapsamında malvarlığının dondurulmasıdır. Bu tedbir, esasen mahkûmiyet öncesinde mağdurların zararlarının tazmini amacıyla uygulanmaktadır. İkincisi ise, mahkûmiyet sonrası malvarlığının dondurulmasıdır. Bu durumda hem müsadereyi sağlamak hem de mağdurların zararlarının tazminini güvence altına almak hedeflenmektedir. Ancak UCM’nin kendi başına bir yaptırım veya icra mekanizması bulunmadığından, devletlerle iş birliği yapması zorunludur. Bu çalışmanın amacı, Uluslararası Ceza Mahkemesi bağlamında malvarlığının dondurulmasına ilişkin hukuki sistemi ortaya koymak ve devletlerin bu çerçevedeki iş birliği yükümlülüklerini incelemektir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde malvarlığının dondurulması kavramı ve hukuki niteliği açıklanmaktadır. İkinci bölümde UCM uygulamasında malvarlığının dondurulması ele alınmaktadır. Üçüncü bölümde ise devletlerin UCM ile iş birliği yükümlülüğü değerlendirilmektedir.