AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings indicate that ferry-supported routes on the southern axis are the most reliable options for post-earthquake logistics.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
The success of disaster management and logistics processes largely depends on the uninterrupted operation of transportation infrastructure and the existence of alternative routes. Especially in regions where the road network is the only transportation option, damages that may occur during an earthquake can paralyze search and rescue operations during the "golden hours"; therefore, pre-planned resilient routes are of vital importance. This study aims to analyze the seismic resilience of Tunceli's transportation infrastructure and to develop alternative road routes to ensure access to the city in the event of a potential earthquake. The scope of the research includes evaluating the risk of isolation arising from the city's rugged topography and its heavy dependence on a single highway network. As a methodology, the study involved processing data from relevant institutions onto topographic maps, conducting field observations, and determining routes using specialized software. As an original contribution to the field, the research proposes four specific alternative secondary road routes that integrate ferry connections and minimize bridge dependency in cases where main roads and strategic bridges become dysfunctional. The findings indicate that ferry-supported routes on the southern axis are the most reliable options for post-earthquake logistics.
Özet
Afet yönetimi ve lojistik süreçlerin başarısı, büyük ölçüde ulaşım altyapısının kesintisiz işlemesine ve alternatif güzergâhların varlığına bağlıdır. Özellikle karayolu ağının tek ulaşım seçeneği olduğu bölgelerde, deprem anında yaşanabilecek hasarlar altın saatlerdeki arama-kurtarma çalışmalarını felce uğratabileceğinden, önceden planlanmış dirençli rotalar hayati önem taşımaktadır. Bu çalışma, yüksek deprem riski altında bulunan Tunceli kentinin ulaşım altyapısının deprem dirençliliğini analiz etmeyi ve olası bir afet durumunda kente erişimi sağlayacak alternatif güzergâhlar geliştirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın kapsamını, kentin engebeli topografyası ve mevcut karayolu ağına bağımlılığı nedeniyle oluşabilecek izolasyon riskinin değerlendirilmesi oluşturmaktadır. Araştırmada yöntem olarak; ilgili kurumlardan alınan verilerin topografik haritalar üzerinde işlenmesi, saha gözlemleri ve çeşitli yazılımlar kullanılarak rotaların belirlenmesi süreçleri izlenmiştir. Alana yönelik özgün katkı olarak, kentin tek ulaşım seçeneği olan ana yolların ve stratejik köprülerin işlevsiz kalması durumunda; feribot bağlantılarıyla entegre edilen, köprü kullanımını minimize eden ve yerleşim birimlerini farklı yönlerden besleyen dört adet alternatif tali yol güzergâhı somut olarak önerilmiştir. Bulgular, güney aksındaki feribot destekli rotaların deprem lojistiği için en güvenilir seçenek olduğunu göstermektedir.