AI Summary & Key Takeaways
AI InsightAdvanced research to be conducted in this area may increase awareness among parents and clinicians, diversify treatment options, and contribute positively to the course of the disorder.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
OBJECTIVE: In our country, scientific evidence regarding the sociodemographic and clinical characteristics of individuals diagnosed with Selective Mutism (SM) is predominantly limited to case reports. This study aimed to identify and describe the sociodemographic, clinical, and pharmacological treatment characteristics of children diagnosed with SM over a ten-year period in a regional pediatric hospital, in order to contribute systematic clinical data to the limited national literature on this condition. MATERIAL AND METHODS: Medical records of patients aged 1 to 18 years who were diagnosed with SM according to ICD-10 diagnostic criteria and followed at İzmir Dr. Behçet Uz Children’s Hospital over the past ten years were retrospectively reviewed. Relevant variables were recorded using a standardized case report form and evaluated in accordance with predefined inclusion and exclusion criteria. Patients with comorbid psychotic disorders, intellectual disability, and/or developmental delay, autism spectrum disorders, hearing impairments or specific developmental disorders of speech and language were excluded from the study. RESULTS: The study sample consisted of 51 cases. Evaluation revealed no significant gender predominance. Hospital admission rates were found to increase during the school-age period. Social phobia was identified as the most common comorbid psychiatric disorder, present in 23.5% of the cases (n = 12). Regarding pharmacological treatment, 64.7% of the patients (n = 33) were prescribed fluoxetine. The presence of additional psychiatric disorders was associated with longer durations of outpatient follow-up and an increased frequency of medication use (p < 0.05). CONCLUSIONS: The limited scientific data in the field of SM hinders evidence-based inference, thereby reducing the chances of early diagnosis and treatment. Advanced research to be conducted in this area may increase awareness among parents and clinicians, diversify treatment options, and contribute positively to the course of the disorder.
Özet
AMAÇ: Ülkemizde Selektif Mutizm (SM) tanısına sahip olguların sosyodemografik ve klinik özelliklerine dair bilimsel kanıtların genelde olgu sunumları düzeyinde olduğu görülmektedir. Bu araştırmada bir bölge çocuk hastanesinde 10 yıllık zaman dilimi içerisinde bu tanı ile izlenen çocukların sosyodemografik, klinik ve ilaç kullanım özellikleri değerlendirilmiş ve bu alana yönelik klinik verilerin tespit edilmesi amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesinde son 10 yıl içerisinde ICD-10 tanı kriterlerine göre SM tanısı ile izlenen 1-18 yaş arası olguların hastane kayıtları geri dönük olarak taranmış, ilgili değişkenler olgu rapor formuna işlenmiş, içleme ve dışlama kriterleri açısından değerlendirilerek incelenmiştir. Olgu grubunda eşlik eden psikoz, mental retardasyon ve/veya gelişim geriliği, otizm spektrum bozuklukları, işitme problemi olanlar, konuşma ve dilde tanımlanmış özel gelişimsel bozukluğu olanlar dışlanmıştır. BULGULAR: Araştırmanın örneklemi 51 olgudan oluşmaktadır. Değerlendirme sonucunda baskın bir cinsiyet olmadığı, hastane başvuru oranlarının okul döneminde arttığı, en sık eşlik eden ruhsal bozukluğun %23,5’lik oran ile (n=12) sosyal fobi olduğu belirlenmiştir. İlaç kullanım oranlarına bakıldığında olguların %64,7’sinin (n=33) fluoksetin kullandığı tespit edilmiştir. Ek psikiyatrik hastalık varlığının olguların poliklinikte takipte kalma süresini uzattığı ve ilaç kullanım sıklığını artırdığı gözlenmiştir (p<0,05). SONUÇ: SM alanında yetersiz bilimsel veriler, kanıta dayalı çıkarımda bulunmayı zorlaştırmakta, erken tanı ve tedavi şansını azaltmaktadır. Bu alanda yapılacak ileri araştırmalar ebeveynlerin ve klinisyenlerinin farkındalığını artırarak, tedavi seçeneklerini çeşitlendirebilir ve gidişata olumlu katkılarda bulunabilir.