AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe total seasonal emission under controlled conditions was calculated as 62.2 kg CO₂e per decare, which was 45.9% lower than that observed under typical grower conditions.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Viticulture is one of the agricultural production systems with the highest input use, exerting significant impacts on soil and the environment. Among these impacts, the use of agricultural inputs such as pesticides, fertilizers, and water plays a major role; however, intensive energy consumption resulting from irrigation electricity and fuel use in agricultural machinery also contributes substantially to environmental effects. In vineyards, repeated tillage operations interrows and intrarows lead to increased soil degradation and greenhouse gas (GHG) emissions. Moreover, the production and application of agrochemicals used for crop protection and weed control during the production period are known to have adverse environmental impacts. Therefore, achieving sustainable and environmentally friendly grape production requires minimizing input and energy consumption while maintaining yield and fruit quality. In this study, conducted in a vineyard producing raisin in Manisa Province (Türkiye), a production model involving reduced soil intervention and mechanical weed control was evaluated. Basic input and energy use levels during the production period were quantified, their effects on greenhouse gas emissions were calculated using fundamental mathematical models and conversion factors, and the results were compared with conventional grower practices. Measurement and calculation results revealed that fuel consumption was the primary source of CO₂ emissions, followed by irrigation, pesticide, and fertilizer applications. The total seasonal emission under controlled conditions was calculated as 62.2 kg CO₂e per decare, which was 45.9% lower than that observed under typical grower conditions.
Özet
Bağcılık, tarımsal faaliyetler içerisinde en fazla girdi kullanımının gerçekleştiği üretim şekillerinden biri olarak toprak ve çevre üzerinde önemli etkilere sahiptir. Bu etkiler arasında ilaç, gübre, su gibi girdilerin kullanımı önemli paya sahip olmakla birlikte tarımsal sulamada tüketilen elektrik enerjisi ve tarım makinaları kullanımından kaynaklı yakıt tüketimi gibi yoğun enerji kullanımının da çevresel etkileri bulunmaktadır. Bağda sıra arası ve üzerinde yapılan toprak işleme faaliyetlerinde toprağa uygulanan çok fazla işlem nedeniyle toprak kayıpları ve sera gazı emisyonları artmaktadır. Üretim periyodu içerisinde ürünün korunması ve yabancı otların kontrolü için kullanılan kimyasalların hem üretiminin hem de kullanımının çevre üzerinde olumsuz etkilere sahip olduğu bilinmektedir. Bu nedenle bağcılık faaliyetlerinde sürdürülebilir ve çevreye duyarlı üretimin gerçekleştirilmesi üründe verim-kalite değerlerinin korunarak girdi ve enerji tüketiminin en düşük seviyede tutulmasıyla mümkün olabilmektedir. Bu çalışma kapsamında Manisa ilinde kurutmalık üzüm üretiminin gerçekleştirildiği bir bağda toprağa en az müdahale ve mekanik yöntemle yabancı ot kontrolün sağlanarak üretim periyodu içerisinde temel girdi ve enerji kullanım düzeyleri belirlenmiş, bunların sera gazı emisyonlarına etkileri temel matematik model ve çevrim faktörleri kullanılarak ortaya konulmuş ve üretici şartlarındaki uygulamalarla kıyaslanarak değerlendirilmiştir. Yapılan ölçüm ve hesaplamalar sonucunda bağda CO2 emisyonları üzerine en büyük etkininin yakıt tüketiminden kaynaklı olduğu ve bunu sulama, ilaçlama ve gübreleme uygulamalarının izlediği saptanmıştır. Üretim sezonu boyunca toplam emisyon değerinin 1 dekar alan başına kontrollü şartlar altında 62.2 kg CO2e olarak gerçekleştiği ve bu değerin üretici şartlarında ortaya çıkan emiayon miktarına kıyasla %45.9 oranında daha az olduğu hesaplanmıştır.