Journals / Folklor/Edebiyat / 2025 / Cilt: 31 Sayı: 124

From Patriarchal Structure to Revolutionary Equality: The Transformation of Gender Roles in Zunun Qadiri’s Plays

Ecem Gül İlek(KASTAMONU ÜNİVERSİTESİ)0000-0002-1950-7931
Orhan Söylemez(KASTAMONU ÜNİVERSİTESİ)0000-0001-8382-3173
Pages
1021–1036
Publication Date
2025-11-01
🏛️Bibliographic metadata and full text access for this article are provided via DergiPark.
DergiPark Record ↗
✨

AI Summary & Key Takeaways

AI Insight
⚡ TL;DR(Too Long; Didn't Read)

Through his plays, the author provides a crucial perspective for understanding the historical transformation of gender relations within Uyghur society.

📌 3 Key Takeaways

🎯
Objective & Hypothesis:Zunun Qadiri (1912–1989) was a prominent writer from East Turkistan who made significant contributions to Uyghur literary history.
📊
Key Findings & Data:In contrast, “Toy” presents women as achieving parity with men, reflecting the Chinese Communist Party’s post1950 propaganda emphasizing women’s social rights and gender equality.
💡
Conclusion & Impact:Through his plays, the author provides a crucial perspective for understanding the historical transformation of gender relations within Uyghur society.
🔬Design:Araştırma Makalesi
📍Scope:Comprehensive Sample
⚙️Variables:Zunun Kadiri · Uygur tiyatrosu · kadın

Abstract

Zunun Qadiri (1912–1989) was a prominent writer from East Turkistan who made significant contributions to Uyghur literary history. Over his fifty-year career, he produced numerous plays, stories, poems, and tales that helped shape modern Uyghur literature. This study focuses on four of Kadiri’s plays “Gunçem” [Gunchem], “Gülnisa” [Gulnisa], “Toy” [Celebration] and “Uçraşkanda” [When We Meet] to examine the representation of social roles among Uyghur women and characters subjected to male violence, persistent gender inequalities, social and psychological struggles faced by both genders, and the disproportionate burden of family provision placed upon men. Kadiri’s female characters generally fall into three archetypal categories: The “angelic woman” (innocent and selfsacrificing), the “demonic woman” (deceitful and self- serving), and the “ideal woman” (independent and resilient). In “Gunçem”, “Gülnisa”, and “Uçraşkanda” women are depicted as individuals oppressed by a patriarchal social order, leading constrained lives that often culminate in tragedy. In contrast, “Toy” presents women as achieving parity with men, reflecting the Chinese Communist Party’s post1950 propaganda emphasizing women’s social rights and gender equality. Male characters, by comparison, are primarily portrayed as upholders and transmitters of patriarchal norms. Kadiri’s critical realism draws attention to social injustices and contradictions. While his female characters oscillate between submission and the liberation struggle, his male figures predominantly embody the continuity of patriarchal structures. Within this framework, Kadiri’s works serve as an important corpus for both literary and gender studies. Through his plays, the author provides a crucial perspective for understanding the historical transformation of gender relations within Uyghur society.

Özet

Zunun Kadiri, 1912-1989 yılları arasında Doğu Türkistan’da yaşamış ve Uygur edebiyat tarihi içerisinde öne çıkmış bir yazardır. Elli yıllık yazın yaşamı içerisinde birçok piyes, hikâye, şiir ve masal kaleme almış ve Uygur edebiyatının şekillenmesine katkıda bulunmuştur. Yazdığı eserlerinde dönemin ideolojisi etrafında şekillenen Uygur halkının toplumsal yaşamına dair önemli veriler sunmuş, kadın ve erkek rollerine ve bu rollerin değişimine eserlerinde sıklıkla değinmiştir. Bu çalışmada Zunun Kadiri’nin “Gunçem” [Goncam], “Gülnisa” [Gülnisa], “Toy” [Kutlama] ve “Uçraşkanda” [Karşılaşınca] piyesleri merkez alınarak Uygur kadını ve erkeğinin toplumsal rollerine ilişkin incelemelerde bulunulmuştur. Bu incelemeler sonucunda erkek şiddetine maruz kalan kadın karakterler, cinsiyetler arası eşitsizlikler, kadınların ve erkeklerin sosyal ve bireysel sorunları, yalnızca erkeklere yüklenen ev geçindirme sorumluluğu gibi birçok konu saptanmıştır. Kadiri’nin oyunlarında kadın karakterler genellikle üç farklı şekilde temsil edilmiştir: “melek kadın” (masum ve fedakâr), “şeytani kadın” (hilekâr ve çıkarcı) ve “ideal kadın” (bağımsız ve güçlü). “Gunçem”, “Gülnisa” ve “Uçraşkanda” piyeslerinde kadınlar, ataerkil toplumun baskılarına maruz kalan, kısıtlanmış ve trajik bir sona sürüklenen bireyler olarak betimlenmiştir. Buna karşın “Toy” piyesinde, 1950’de Çin Komünist Partisi’nin kadınlara getirdiği sosyal haklar ve eşitlik propagandası çerçevesinde, kadınların erkeklerle eşit konuma yükseltilişi, ideolojik bir yeniden inşa süreci olarak betimlenir. Erkek karakterler ise genellikle ataerkil yapının taşıyıcıları ve uygulayıcıları olarak yer almışlardır. Kadiri’nin eserlerinde eleştirel bir üslup kullanarak toplumsal sorunlara dikkat çektiği görülmektedir. Kadın karakterler, bazen boyun eğen, bazen ise özgürlük mücadelesi veren bireyler olarak resmedilirken, erkek karakterler ise çoğunlukla ataerkil düzenin bir parçası olarak sunulmuştur. Bu bağlamda Kadiri’nin oyunları, sadece edebî açıdan değil, toplumsal cinsiyet çalışmaları açısından da önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır. Yazar, Uygur toplumundaki cinsiyet rollerinin tarihsel süreçteki değişimini anlamak için tiyatro aracılığıyla önemli bir perspektif sunmaktadır.

🔖

Cite This Article

İlek, E. G., Söylemez, O. (2025). From Patriarchal Structure to Revolutionary Equality: The Transformation of Gender Roles in Zunun Qadiri’s Plays. Folklor/Edebiyat, Cilt: 31 Sayı: 124, 1021–1036. https://doi.org/10.22559/folklor.4998

📄 Full Text PDF Viewer

📄

PDF görüntüleyici hazırlanıyor...

References (23)

  1. Ağçoban, S. (2016). Kadın olgusunun kültürel gelişimi ve İslam’da kadının yeri üzerine tartışmalar. International Journal of Cultural and Social Studies (INTJCSS), 2(1), 14-24.
  2. Ahmetbeyoğlu, A. Uygurlar. İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi, Tarih Lisans Programı Ders Notu.
  3. Can, S. (2008). Selçuklular döneminde kadın. Ufuk Ötesi.
  4. Cappelletti, A. (2020). Socio-economic development in Xinjiang Uyghur autonomous region. Palgrave Macmillan.
  5. Connell, R. W. (2019). Erkeklikler. Phoenix.
  6. Çandarlıoğlu, G. (1977). Türk destan kahramanları. And.
  7. Gilbert, S. & Gubart, S. (2000). The mad woman in the attic. Yale Univercity Press.
  8. Hebibulla, A. (2019). Uygur etnografyası (Prep. Ayhan Çelikbay) Ankara Üniversitesi Basımevi.
  9. Horzum, Ş. (2018). Erkek ve erkeklik çalışmaları: sorunsaldan kuramsala. Amasya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2 (4), 75-101.
  10. İnayet, A. (2009). Çağdaş Uygur edebiyatında bir hikâye: Çeniqiş. Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi, 9 (2), 73-117.
  11. İzgi, Ö. (1989). Çin elçisi Wang Yen-Te’nin Uygur seyahatnamesi. Türk Tarih Kurumu.
  12. Qadiri, Z. (1992). Zunun Qadiri eserliri (Prep. Muhemmet Polat) Şinçañ Xelq Neşriyati.
  13. Kaşgarlı, R. A. (2016). Çağdaş Uygur hikâyelerinden seçmeler. N. Harbalioğlu (Ed.) Gazi Kitabevi.
  14. Katanov, N. F. (2004). Türk kabileleri arasında. Kömen.
  15. Laloğlu, P. (2018). Hegemonik erkeklik ve şiddet. Akademia Sosyal Bilimler Dergisi, Special Issue 1 (ASM5), 393-397.
  16. Lin, J. (2003). Chinese women under economic reform: Gains and losses. Harvard Asia Pacific Review, 7(1), 88-90.
  17. Moran, B. (2021). Edebiyat kuramları ve eleştiri. İletişim.
  18. Qarluq, A. C. (2005). Günümüz Uygur aile yapısındaki gelişmeler. Bilig, (34), 33-44.
  19. Sakallı-Uğurlu, N. ve Akbaş, G. (2013). Namus kültürlerinde “namus” ve “namus adına kadına şiddet”: sosyal psikolojik açıklamalar. Türk Psikoloji Yazıları, 16 (32), 76-91.
  20. Sultan, A. ve Abdürehim, K. (2002). Uyğur bugünki zaman edebiyat tarixi. Şinçañ Üniversiteti Neşriyati.
  21. Tekin, T. (1982). Kuzey Moğolistan’da yeni bir Uygur anıtı: Taryat (terhin) kitabesi. Belleten. 46 (184), 795-838.
  22. Ulusoy, D. ve Celil, A. (2005). Uygurlarda aile. Sosyoloji Konferansları, 0 (32), 1-29.
  23. Zaman, N. (1995). Uygur edebiyatı tarixi - 4. Şinçañ Maarip Neşriyati.