AI Summary & Key Takeaways
AI InsightSuggests Düzce should have safe bus stops, emergency buttons, city offices, multi-purpose workspaces, that inclusive policies should be developed through municipality-university collaboration
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Urban spaces are not only physical living areas but also socio-political spaces reproduced through professional identities daily life practices. These spaces are gender roles are concretely manifested roles within household are reflected in public spaces, economic, social inequalities emerge. Therefore, it’s important to examine current position of women in urban spaces challenges obstacles they face in public spaces This studys, aims contribute to the development of gender-sensitive urban policies in Düzce. This research aims contribute to development of gender-sensitive urban policies by examining how female academics in Düzce define experience urban public spaces, analyzing their presence in the city, emphasizing the importance of their equal right to utilize urban areas alongside men, revealing dynamics of public space usage. Twenty female academics working at Düzce University interviewed data analyzed using the MAXQDA program. Results, the study found women in Düzce face conflicts between family roles careers urban space use, time scarcity in traditional, incomplete access to opportunities offered by urban public spaces as mothers, disruption in the transportation network, home-work-nursery-shopping problems such as obstacles and safety in public transportation. Suggests Düzce should have safe bus stops, emergency buttons, city offices, multi-purpose workspaces, that inclusive policies should be developed through municipality-university collaboration
Özet
Kentsel alanlar, sadece fiziksel yaşam alanları değil, aynı zamanda mesleki kimlikler ve gündelik yaşam pratikleri üzerinden yeniden üretilen sosyo-politik alanlardır. Söz konusu alanlar, toplumsal cinsiyet rollerinin de somut bir zeminde yer aldığı, hane içindeki rollerin kamusal alanlarda yansımalarının görüldüğü, ekonomik ve sosyal bağlamda eşitsizliklerin ortaya çıktığı yerlerdir. Bu sebeple kentsel alanlarda kadınların mevcut konumları ve kamusal alanlarda karşılaştıkları zorluklar ve engellerin incelenmesi önemlidir. Bu araştırma, Düzce örneği üzerinden kadın akademisyenlerin kentsel kamusal alanları tanımlama ve deneyimleme biçimlerini, kadınların kentteki varlığını, kentsel alanları erkeklerle eşit kullanım hakkının önemini ve kamusal alanların kullanım dinamiklerini ortaya çıkararak toplumsal cinsiyete duyarlı kentsel politikaların geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Çalışmada, Düzce Üniversitesi’nde görev yapan 20 kadın akademisyenle görüşülmüş ve çıkan veriler MAXQDA programıyla analiz edilmiştir. Sonuç olarak, kadın akademisyenlerin kentsel mekân kullanımında aile içi rolleri ve kariyerleri arasında bir çatışma, geleneksel rollerde zaman yoksulluğu, anne olarak kentsel kamusal alanların sunduğu imkanlara tam erişememe, sınırlı vakitlerde ev-iş-kreş-alışveriş-ev gibi ulaşım ağında kopuş, toplu taşımadaki engeller ve güvenlik gibi sorunlarla karşılaştıkları tespit edilmiştir. Çalışmada, Düzce’de güvenli duraklar, acil durum butonları, kent ofisleri, çok yönlü çalışma alanların olması gerektiği ve belediye üniversite iş birliğiyle kapsayıcı politikalar geliştirilmesi önerilmiştir. Çalışma, kadın akademisyenlerin kent mekânıyla kurdukları ilişkinin derinlemesine incelemek, kamusal alanların kullanım dinamiklerini ortaya çıkarmak amacıyla tasarlanmıştır. Düzce’de toplumsal cinsiyete duyarlı kentsel politikaların geliştirilmesine katkı sağlamayı hedeflemektedir. Düzce Üniversitesi’nde görev yapan 20 kadın akademisyenle görüşülmüş ve çıkan veriler MAXQDA programıyla analiz edilmiştir. Sonuç olarak, kadın akademisyenlerin; kentsel mekân kullanımında aile içi rolleri ve kariyerleri arasında bir çatışma, meslek-ev içi hizmet/çocuk bakım gibi geleneksel rollerde zaman yoksulluğu, anne olarak kentsel kamusal alanların sunduğu imkanlara tam erişememe, sınırlı vakitlerde ev-iş-kreş-alışveriş-ev gibi hareket zincirindeki ulaşım ağında kopuş, toplu taşımadaki engeller ve güvenlik gibi sorunlarla karşılaştıkları tespit edilmiştir. Çalışmada, Düzce’de, güvenli duraklar, acil durum butonları, kent ofisleri, çok yönlü çalışma alanları ve belediye üniversite işbirliğiyle kapsayıcı politikalar geliştirilmesi önerilmiştir.