AI Summary & Key Takeaways
AI InsightFindings indicate that teachers adopt a pluralist discourse that foregrounds shared values without centering any single sect.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study aims to examine how Jaʿfari Shiʿism (Caferilik) is addressed in Religious Culture and Ethics (DKAB) courses in Kars, from a religious pluralism perspective, drawing on teachers’ views. In doing so, it analytically evaluates the alignment between program objectives and classroom practices. Despite curricular revisions since the 2000s that foreground pluralism and core values, the literature on the representation and pedagogy of Jaʿfari Shiʿism within DKAB remains sparse. This gap generates uncertainty regarding curricular visibility, the adequacy of teaching materials, and the scope of pedagogical implementation. The absence of field-based evidence in the local context of Kars—where a notable Jaʿfari population resides—further widens the policy–practice divide. By introducing empirical data, the study contributes to national DKAB scholarship and informs program development, material enrichment, and in-service teacher education. Designed as a qualitative case study, the research involved semi-structured interviews with seven DKAB teachers serving in central Kars. Data were subjected to content analysis, yielding four themes: “Content,” “Learning Situations,” “Teacher Dispositions,” and “Student Dispositions.” Coding proceeded inductively in alignment with the research questions. Findings indicate that teachers adopt a pluralist discourse that foregrounds shared values without centering any single sect. Instruction is largely textbook-driven, with lecture and question–answer techniques predominating. Jaʿfari Shiʿism receives limited coverage at certain grade levels; teachers generally report adequate self-efficacy yet emphasize needs for up-to-date content and materials. Student readiness increases when Muharram coincides with the school term, while overall interest tends to shift toward contemporary and technological issues. The results underscore the priority of content and material enhancement, collaboration with local stakeholders, and targeted in-service training.
Özet
Bu çalışma, Kars ilinde örgün eğitim kurumlarında okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) derslerinde Caferiliğin, dinde çoğulculuk perspektifiyle nasıl ele alındığını öğretmen görüşlerine dayalı olarak ortaya koymayı amaçlamaktadır. Böylece program hedefleri ile sınıf içi uygulamalar arasındaki uyum düzeyi analitik biçimde değerlendirilmiştir. 2000’li yıllarda çoğulculuğu ve kök değerleri merkeze alan program güncellemelerine rağmen, Caferiliğin DKAB’deki temsil ve öğretimine ilişkin literatür son derece sınırlıdır. Bu durum, müfredattaki görünürlük, öğretim materyallerinin yeterliği ve pedagojik uygulamaların kapsamına dair belirsizlik üretmektedir. Yerel bağlamda (Kars) sahaya dayalı verinin yokluğu da politika ve uygulama arasında boşluk yaratmaktadır. Kars’ta anlamlı bir Caferi nüfusun mevcut olması, konuyu yerel ihtiyaçlar açısından önemli kılmaktadır. Bu çalışma, program geliştirme, materyal zenginleştirme ve öğretmenlerin hizmet içi eğitim gereksinimlerini kanıta dayalı biçimde tartışmaya açarak ulusal DKAB literatürüne ampirik katkı sunmaktadır. Durum çalışması deseninde nitel araştırmayla yapılandırılan bu çalışmada, Nitel durum çalışması deseninde, Kars Merkez’de görevli yedi DKAB öğretmenle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Veriler içerik analizine tabi tutulmuş; “İçerik”, “Öğrenme Durumları”, “Öğretmen Tutumu” ve “Öğrenci Tutumu” temaları elde edilmiştir. Kodlamalar araştırma sorularıyla uyumlu olarak tümevarımsal biçimde yapılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenler, herhangi bir mezhebi merkezîleştirmeden ortak değerleri öne çıkaran çoğulcu bir söylem benimsediklerini belirtmiştir. Dersler ağırlıkla ders kitabı eksenli yürütülmekte; anlatım ve soru-cevap teknikleri baskın biçimde kullanılmaktadır. Caferilik belirli sınıf kademelerinde sınırlı yer bulmakta; öğretmenler kendilerini çoğunlukla yeterli görse de güncel içerik ve materyal gereksinimini vurgulamaktadır. Öğrenci hazırbulunuşluğu Muharrem aylarında artmakta, genel ilgi ise güncel-teknolojik meselelere kaymaktadır. Bulgular, içerik ve materyal zenginleştirmesi, yerel paydaş işbirliği ve hedefli hizmet içi eğitimlerin öncelikli olduğunu göstermektedir.