Dergiler / Milli Folklor Dergisi / 2019 / Cilt: 16 - Sayı: 121

Masallar Üzerinden Kutsal Söyleme Bakış

The Sacred Speech in the Landscape of Tales

Sayfa
5–15
DOI
—

Özet

Bu makale toplumsal ve dinsel söylemi belli bir düşünsel uzamı Cezayir ve Fas masalları üzerinden çözümlemeye çalışmaktadır. İzleksel ve içeriksel zenginliği göz önünde bulundurulduğunda seçilen kültürel alan daha çok Akdeniz havzası, Arap-Berber Magrip çevresi olacaktır. Dünyayı, gerçekliği temsil etmek, göstermek arayışında olan insanoğlu imgeleme seslenerek gerçekliği simgesel bir algı üzerine oturtmaya uğraşır, onu çokbiçimli bir eksen üzerinde yeniden kurgular, bunu yaparken birbirlerini tamamlayan, aynı zamanda karşıtlaşan unsurlardan yararlanır. İnsan düşüncesinin dışa vurumunun, anlatımının en etkili yolu olan simge tek anlamlılığını yitirerek anlamsal olarak çoğullaşır, karmaşıklaşır, hatta kendi içinde karşıtlaşan anlamlar yüklenir. Ritüeller ve mitlere bağlanan simge kutsal bir dilin ortaya çıkmasına olanak sağlar, kurgu ve yaratıcılıkla buluşarak anlamı gizli yeni bir söylemin ortaya çıkmasına kapı aralar. Halk anlatılarına başvurarak, özellikle bir tilimsan hikâyesi olan Sid-Ahmed Bouali’nin «Prenses ve Kuş» ; M. el Fasi ve Dermenghem’in «Caftan d’amour tacheté de passion» (Tutku bulaşmış sevgi kaftanı) adlı masallarından yola çıkarak ve simgelerin temel yönelimlerini ortaya koyarak, kutsal söylemle profan söylem arasında karmaşık ilişkiler ağı oluşturduklarını göstermeye uğraşacağız. Masalların işleyişlerini kavrayabilmek için onların sözce düzeyinde çözümlemelerini yaparak simgeler ağını ortaya koymaya, simgelerin anlamsal zenginliklerini göstermeye, aralarındaki aşamalanmayı belirlemeye ve anlatının düzenini nasıl saptırdıklarını somutlaştırmaya çalışacağız.

Abstract

This present study proposes to analyze the socioreligious discourse in a chosen reflexive space: the Maghrebian tale, in particular the Algerian and Moroccan tale. However, it appears that the cultural area of choice for such a significant theme, in the extreme richness of its variety, is concentrated around the Mediterranean basin and, probably much more than elsewhere, in the Arab-Berber Maghreb. To represent the world, man uses the imaginary that is animated by a symbolic perception of reality, containing in a multiple bipolarity, antagonistic and complementary elements at the same time. Now, the symbol that seems to be the best expression of human thought, can not have an univocal meaning, its meanings are multiple and complex even contradictory. Linked to rituals and myths, the symbol constitutes the sacred language, its articulation with fiction and creativity generates a speech whose meaning is latent. We will try through the popular oral tradition, including the tlemcenian tale, «The princess and the bird» by Sid-Ahmed Bouali (Algiers: Enal 1983) and the fasi tale «Kaft of love spotted with passion» by Mr. el Fasi and Dermenghem (Paris: Rieder, 1926) to demonstrate by the guiding thread of symbols the ambiguous relations that are woven between sacred discourse and secular discourse. To dismantle the mechanisms of our narrative, we will stick, in the examination of our utterances, to the hierarchy of the great symbols according to their richness of meaning, a hierarchy which, let us note, does not always correspond to the order narration.

Masallar Üzerinden Kutsal Söyleme Bakış — AJIndex