Dergiler / İlköğretim Online (elektronik) / 2015 / Cilt: 14 - Sayı: 1
Kırsal Bir İlköğretim Okulunda Milli Eğitim Müfredatının Uygulanması: Göreve Yeni Başlayan Bir İngilizce Öğretmenin Deneyimleri Üzerine Nitel Bir Çalışma
- Sayfa
- 133–150
- DOI
- —
Özet
Amaç ve önem: Öğrenci başarısını etkileyen, sosyo-ekonomik yapı, ebeveyn desteği, toplum, ilgili bir okul gibi pek çok faktör vardır (Applegate, 2008). Aynı değişkenlerden etkilenen kırsal yerlerdeki okulların pek çok sorunlara sahip olduğu (Huang, 2011), bu nedenle de kırsal yerlerde eğitimin kentle kıyaslandığında daha zayıf olduğu düşünülmektedir (Taneri & Engin-Demir, 2011). Ancak, eğitim, sosyal değişimin, toplumun gelişmesi ve tüm çocuklara nitelikli eğitim sağlanarak daha adil bir toplumun oluşturulmasının başlangıç noktasıdır da. Bununla birlikte, araştırmalar yeni bir dil öğrenmeye ne kadar erken yaşta başlanılırsa sonucun da o kadar iyi olacağını göstermektedir (Tochon, 2009). İngilizce'nin bugünün dünyasındaki imajını da düşünürsek kırsal kesimdeki çocukları kaliteli bir dil eğitiminden mahrum etmenin hiçbir gerekçesi olamaz. Öğretmenlerin kırsal yerlerdeki okulların başarısında önemli rol oynadıklarına inanılmaktadır (Applegate, 2008). Bu nedenle, tüm öğrenciler için en iyi öğretmenleri yetiştirmek gerekmektedir (Zeichner, 2003). Bu çalışma ile Orta Anadolu'da kırsal bir ilköğretim okulu ve toplumun İngilizce eğitimini nasıl konumlandırdığı ve kırsal bir yerin göreve yeni başlayan bir İngilizce öğretmeninin mesleki kimliği ve eğitim uygulamalarını nasıl şekillendirdiğini incelenmiştir. Yöntem: Nitel bir durum çalışması yürütülmüştür. Gerekli veriler, üç ana yöntemle toplanmıştır; yarı yapılandırılmış görüşmeler, gözlemler ve açık uçlu anket soruları. Tüm görüşmeler ses kaydına alınmış ve kelimesi kelimesine çözümlenmiştir. Gözlemler, İngilizce öğretmeninin okuldaki aktivitelerinin kaydını içermektedir. İngilizce öğretmeni hem ders içi hem ders dışında iki ay boyunca gözlemleniş ve aktiviteleri 60 saniye aralıklarla not edilmiştir. İngilizce dersini programlarında zorunlu ders olarak alan öğrencilere İngilizce dersi ve öğretmenleri ile ilgili açık-uçlu anket soruları dağıtılmıştır. Veriler düzenli olarak dosyalanmış, kodlama ve yorumlama yoluyla analiz edilmiştir. Bulgular: Bulgular, araştırma sorularına cevap verecek şekilde iki başlık altında incelenmiştir. İlki kırsal bir ilköğretim okulunun ve toplumun yabancı dil öğretiminin ilk yılını nasıl konumlandırdığı ile ilgiliydi. Okul yönetimi ve öğretmenler, ebeveynler her ne kadar iyi niyetli olsalar da çocuklarının eğitimi konusunda gerek kendi eğitim durumları gerek maddi meseleler nedeniyle yetersiz kaldıklarını vurgulamışlardır. Çevresel koşullar, ailelerin yaşam tarzı, evlerin fiziksel durumu gibi etmenlerin öğrencilerin çalışma alışkanlığı üzerine olumsuz etkileri olduğu, genel olarak öğrencilerin okulda öğrendikleri ile yetinmek zorunda kaldıkları anlaşılmıştır. Okul yönetimi ve öğretmenler, öğrenciler için rol modellerinin eksikliğinden yakınmışlar. Ebeveynler, öğrenciler için rekabet ortamının olmamasının da başarıyı olumsuz etkilediğini belirtmiştir. İngilizce eğitimine gelindiğinde, tüm katılımcılar İngilizce'nin önemini kabul etmiş ve nitelikli bir dil eğitiminin olması gerektiğini savunmuşlardır. Ancak, İngilizce eğiminin okulda yetersiz görüldüğü, zorunlu bir ders olduğu için mezun olabilmek ve liseye giriş sınavlarında yeterli puan alabilmek için değer verildiği öğrenilmiştir.İkinci soru göreve yeni başlayan bir dil öğretmeninin kırsal bir ilköğretim okulunda mesleğin ilk yılındaki deneyimleri ile ilgiliydi. Araştırmada İngilizce öğretmeni çalışmanın yapıldığı şehirde doğmuş ve kırsal yaşam tarzına yabancı değildi. İngilizce'ye çocukluğundan beri ilgi duymasına rağmen öğretmenlik mesleği onun için hep ikinci bir seçenek olduğu öğrenildi. Geçici öğretmen olarak çalıştığı için farklı meslek alternatiflerini düşünmeye devam etmekteydi. Bir kaç teşebbüsü olmasına rağmen gerekli sınavlarda yeterli puan alamadığı için hazırlanmaya devam ettiğini bildirdi. Yine de kırsal yaşamı tanıdığı ve öğretmenlik mesleğine daha rahat bir geçiş olabileceğini düşündüğü için bu ilköğretim okunda görev verildiğine sevindiğini bildirdi. Kentte çalışan arkadaşlarının karşılaştığı sevgi ve saygının eksikliği, kalabalık sınıflar gibi zorlukların ve kent yaşamını olumsuzluklarının kararını etkilediğini ekledi. Göreve yeni başladığı, daha önce kısa süreli bir staj deneyimi hariç okul deneyimi olmadığı için öğrencilere nasıl yaklaşması gerektiği konusunda ve eğitim sistemini anlamada zorluklar yaşadığı öğrenildi. Öğrencilerle iyi bir iletişim kurmanın önemine ve İngilizce eğitiminde geleneksel metotlardan ziyade dinleme ve konuşma becerilerine ağırlık verilmesi gerektiğine inanan bir öğretmen olsa da lise giriş sınavlarında İngilizce sorularının ağırlığı nedeniyle kendini öğrencilerine çoktan seçmeli test çözme alışkanlığı kazandırmak zorunda hissettiğini açıkladı. Ders içi yapılan gözlemlerde de öğretmenin öğrencilere gramer konuları ve örneklerini yazdırma ve çoktan seçmeli test çözdürmeye yönelik aktivitelerinin çokluğu dikkat çekti. Tartışma ve sonuç: Özetle öğretmenlikte başarılı olmakla ilgili dört etken ortaya çıktı; kırsal yaşamın beğenilmesi, kırsal kesimde öğretmenlik için heves, öğretmenlik mesleği için istek, ve öğretmenliğe hazır olma. Nitelikli yabancı dil eğitiminin önemi kabul görse de müfredatta çok önem teşkil eden bir yere konulmadığı görüldü. Genel olarak sonuçlar göreve yeni başlayan bir öğretmenin kırsal bir yerde ulusal müfredatı uygularken karşılaştığı zorlukları göstermiştir. Kısaca göreve yeni başlayan öğretmenlerin kırsal zorluklarla başa çıkamama durumunda idealizmlerini kaybedip, geleneksel metotlara bağlı kalabileceği görülmüştür. Bu nedenle, kırsal yerlerde öğretmenliğin ilk yılında mesleki destek sağlanmalıdır.
Abstract
The main purpose of this study was to examine the secondary 5th-, 6th-, and 7th-grade students' views on original thinking in the dimensions of flexibility, originality, elaboration, and fluency. The study group of this descriptive study that was handled in the form of a survey model consisted of 540 students attending fifth, sixth and seventh grades, in the central district of Kars, during the 2012-2013 school-year, second semester. After eliminating the missing data, the study group consisted totally of 314 students. Original thinking questionnaire was used to collect qualitative data. As a result of the original thinking research, secondary school students received the highest score from the sub-dimension of fluency. However, depending on these findings, it has been found that, according to grade level, fifth-grade students, and according to gender variable, female students can think more originally.