Dergiler / Eurasian Journal of Educational Research / 2009 / Cilt: 0 - Sayı: 36
Does being leisure-oriented preclude a person's commitment to work?
- Sayfa
- 145–160
- DOI
- —
Özet
Problem Durumu: Serbest zaman ve iş alanları arasındaki ilişkinin doğasını açıklamak özellikle günümüz işgücünün serbest zamanı işe ayrılan zamana göre daha değerli gördüğüne ya da en azından bu iki alandaki etkinliklerin insan yaşamında dengeli dağılmasının gerekliliğine inandıklarına dair araştırma sonuçlarının ortaya çıkmasıyla önemli hale gelmiştir. Bu alandaki literatür daha çok işin serbest zamana olan etkisine odaklanmıştır. Halbuki ilgili alandaki bazı önemli bulgular serbest zaman algısının iş algısına etkisinin olduğu yönündedir. Serbest zaman ve iş arasındaki ilişkinin yönüne ilişkin akademik ilgi çok az olup yine bu ilişkide cinsiyetin rolüne dair bulgular çelişkilidir. Araştırmanın Amacı: Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin serbest zaman tutumlarının örgütsel bağlılık ve çalışma grubuna bağlılık değişkenleriyle tanımlanmış olan iş tutumlarını anlamlı olarak yordayıp yordamadığını saptamaktır. Ayrıca, cinsiyetin serbest zaman ve iş tutumu değişkenleri arasındaki ilişkide modaratör değişken olup olmadığı da bu araştırmada incelenmiştir. Araştırmanın genel amacı ise öğretmenlerin iş yerindeki davranışlarını açıklamaya yönelik alanyazına ve okullardaki insan kaynakları yönetimi uygulamalarına katkı sağlamaktır. Araştırmanın Yöntemi: Araştırma kesitli ilişkisel tarama modelindedir. Katılımcılar küme örnekleme yöntemiyle Kocaeli ilindeki 65 okuldan seçilmiştir. Toplam 610 ilköğretim okulu öğretmeni araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Geçerlik ve güvenirliği örneklem grubu için sağlanmış Çokboyutlu İş Etiği Profili ölçeğinin Serbest Zaman Etiği altölçeği, Örgütsel Bağlılık Ölçeği ve Çalışma grubuna Bağlılık Ölçeği sırasıyla serbest zaman tutumu, örgütsel ve çalışmagrubuna bağlılıkları ölçmek için uygulanmıştır. Serbest zaman tutumu ve iş tutumu arasındaki ilişkiyi analiz etmek için çoklu regrasyon analizi, çalışmagrubuna bağlılığın serbest zaman yönelim düzeyi ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkide arabulucu rolünü test etmek için de dört basamaklı hiyerarşik regrasyon modeli kullanılmıştır. Bulgular: Serbest zamanın anlamı ve serbest zaman yönelim düzeyleri sırasıyla faktör analizi ve t-testi analizleri ile incelenmiştir; sonuçlar cinsiyete göre farklılaşma göstermemiş olmasına rağmen, erkeklerde, serbest zaman yönelim düzeyinin çalışma grubuna ve örgüte bağlılık düzeyini anlamlı olarak yordadığı ve yordayıcı ile kriter değişkenler arasındaki ilişkinin pozitif yönde olduğu bulunmuştur. Bayanlarda aynı yordayıcının kriter değişkenlerle ilişkisinin negatif yönde ve sadece örgütsel bağlılık değişkeniyle anlamlı olduğu bulunmuştur. Ayrıca, hiyerarşik regrasyon analiz sonuçları, erkeklerde çalışma grubuna bağlılık değişkeninin serbest zaman yönelim düzeyinin örgütsel bağlılığı kestiriminde yönlendirici (mediator) olduğunu göstermiştir. Sonuç ve Öneriler: Serbest zaman ve iş birbirinden ayrı iki alan olarak görülmemelidir. Serbest zamana değer vermek işe verilen değeri azaltmamakta tam tersine işe olan bağlılığı artırmaktadır. Serbest zamana değer veren erkek öğretmenlerin çalışma grubuna bağlılığının da yüksek olma eğilimi gösterdiği ve çalışma grubuna olan bağlılığın dolaylı olarak örgüte olan duygusal bağlılığı artırdığı görülmüştür. En azından erkek öğretmen grubu için bu araştırmanın sonuçları bunu göstermiştir. Okul yöneticileri takım sporları ve piknik gibi yaratıcı insan kaynakları uygulamaları ile serbest zamana değer verme eğiliminde olan erkek öğretmenlerin serbest zaman ihtiyaçlarını çalışma gruplarında geçirilen kaliteli birlikteliklerle doyurabilir ve böylelikle onların çalışma grubuna bağlılık düzeylerini artırabilirler. Bu da çalışanların örgüte bağlılıklarını dolaylı olarak artırabilir. Kısacası serbest zamana değer veren erkek öğretmenler işyerindeki arkadaş gruplarına olan güçlü bağlılıkları- onlarla geçirdikleri hoşça zaman ve dostlukları aracılığı ile çalıştıkları örgüte de bağlanacaklardır. Serbest zaman yöneliminin bayan öğretmenlerin işe bağlılık düzeyleriyle genel olarak olumsuz ilişkisi ise insan kaynakları yönetimi alanındaki araştırmacılar için ilgiye değer bir bulgu olarak görülmektedir. Türkiye’de hala geçerliliğini koruyan geleneksel kadın rolünün gereği olarak serbest zamana değer veren bayan öğretmenlerin bu ihtiyaçlarını çalışma grubundaki birliktelik ve arkadaşlıklar yerine evde çocuk ve ailesiyle birlikte olarak doyurma eğiliminde olabilecekleri tahmin edilebilir. Bu konun gelecek araştırmalarda incelenmesi önerilebilir. Son olarak, bu araştırma, deseni açısından boylamsal bir araştırma olmadığı ve incelenen değişkenler arasındaki ilişkinin yönünü belirlemede teori ve önceki araştırmalara dayanıldığı için gelecek araştırmacıların bu araştırmayı boylamsal araştırma deseni ile tekrar etmesi önerilebilir.
Abstract
Background/Problem Statement: Explaining the nature of the relationship between the domains of leisure and work has become important, as some studies show that today’s workforce values leisure over work—or at least wants to balance leisure and work activities. Related literature has mostly focused on the influence of work on leisure. However, some research suggests that there are important leisure influences that operate on work. Very little attention has been paid to the direction of the influence between leisure and work. In addition, there are conflicting findings regarding whether gender has any role in this relationship. Purpose of Study: The aim of this study is to examine whether teachers’ attitudes toward leisure predict their work attitudes as indicated by their organizational commitment and commitment to their workgroup. Determining the role of gender in this relationship is also the aim of this study. The ultimate purpose is to increase our understanding of teachers’ behavior at work and hence improve human resource management practices in schools. Methods: A cross-sectional correlational survey design was used in this study. Participants were 610 primary and secondary school teachers selected with a cluster sampling technique from 65 schools in the province of Kocaeli, Turkey. The leisure ethic dimension of the Multidimensional Work Ethic Profile, as well as organizational commitment and workgroup attachment scales, were administered to collect data. Multiple regression analysis was applied to test the relationship between leisure attitudes (predictor variable) and work attitudes (criterion variables). Hierarchical regression analysis was applied to test the mediating effect of workgroup commitment on the leisure and organizational commitment relationship. Findings/Results: The influence of leisure on workgroup and organizational commitments were positive and significant for men. For women, the same influences were negative but not statistically significant for workgroup commitment, and negative and statistically significant for organizational commitment. Further, hierarchical regression analysis showed that, for men, the influence of leisure on organizational commitment was mediated by workgroup commitment. Conclusion and Recommendations: Valuing leisure is not harmful; in fact, it is beneficial for work—at least for the male teacher sample. High leisure orientation increases the workgroup commitment of male teachers, which in turn increases their commitment to the organization. School principals with creative human resource practices such as team sports can satisfy male teachers’ leisure needs and at the same time increase their commitment to the organization through increased workgroup commitment. The negative influences of pro-leisure attitudes on female teachers’ work commitment also deserve attention in human resource management.