Dergiler / Eurasian Journal of Educational Research / 2013 / Cilt: 0 - Sayı: 53/A
Examining Learner Autonomy in Foreign Language Learning and Instruction
- Sayfa
- 19–36
- DOI
- —
Özet
Problem Durumu: 21. Yüzyıl eğitim bilimleri alanında, program geliştirme uzmanları dikkatlerini yabancı dil öğretiminde öğrenci gelişiminin ve öğrenmenin niteliği üzerinde giderek daha çok yoğunlaştırıyorlar. Öğrenci merkezli yaklaşım öğrenci gelişimini desteklemede öğrenen özerkliğinin önemini vurgulamaktadır. Cottoral (2000)'a göre, öğrenen özerkliği dil öğreniminin vazgeçilmez bir parçası olmasına rağmen, yabancı dil program tasarımlarında yeterince desteklenmiyor. Yabancı dil program tasarımlarının en önemli amaçlarından biri öğrenciyi öğrenme sürecinin merkezinde tutup öğrenen özerkliğini desteklemektir. Öğrenme sürecinde öğrencinin rolünün önemi düşünüldüğünde, dil program tasarımcıları öğrenmenin sorumluluğunu ve kontrolünü alabilen, bağımsız ve özerk öğrenciler geliştirmeyi amaçlamışlardır. Öğrenen özerkliği alanında yapılan çalışmalar İngilizce dil öğrenimi ve yazı yazma becerisi konularına değinilmediğini göstermiştir. Ayrıca, özerklik alanında yapılan çalışmalar hem öğrenci hem de öğretmen algılarının birlikte ele alınmasına pek önem vermemiştir. Bunun yanısıra, alanyazın taraması Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde ortaöğretim ve yükseköğretimde yazma becerisi alanında öğ- renen özerkliğiyle ilgili araştırmaların yapılmadığını ortaya çıkarmıştır. Resmi olmayan gözlemler ve deneyimler Doğu Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencilerinin İngilizce yazma dersinde problemler yaşadıklarını göstermiştir. Yaşanılan problemlerin hala devam etmesi öğrenen özerkliğine yeterince önem verilmediğini göstermektedir. Bu bağlamda, yazı yazma dersinde öğrenen özerkliğinin kapsamlı olarak incelenmesi gerekmektedir. Araştırmanın Amacı: Bu durum çalışmasının amacı Yabancı Diller ve Hazırlık Okulu 1. sınıf Hukuk öğrencilerinin İngilizce yazma dersindeki özerkliklerine ve öğretmenlerinin öğretim programının yazma beceri alanının özerkliği artırmasına ilişkin algı- larını incelemekdir. Bu durum incelemesi yazma becerilerinde özerkliği etkileyen öğ- retim süreçlerinin kapsamlı analizini sağladı ve öğretim programının yazma beceri alanında yeniden gözden geçirilmesi gereken konulara ışık tuttu. Çalışmanın amacı- na ulaşmak için dört araştırma sorusu oluşturulmuştur: 1) Öğrencilerin dil öğrenimine ilişkin tutumları nasıldır? 2) Öğrenciler dil öğrenimindeki özerkliklerini nasıl algılarlar? 3) Öğrenciler yazma becerisindeki özerkliklerini nasıl algılarlar? 4) Öğretmenler öğrencilerinin dil öğrenimine ilişkin tutumlarını, dilöğrenimindeki özerkliklerini, ve yazma becerisindeki özerkliklerini nasıl algılarlar? Araştırmanın Yöntemi: Bu araştırmanın çalışma grubunu ENGL155 dersine (İngilizce I) kayıtlı 200 birinci sınıf Hukuk öğrencisi ve bu öğrencilere ders veren altı öğretmen oluşturmuştur. Çalışmanın yöntemi gereği, sonuçta elde edilen bulgular sadece çalışmanın yapıldığı ortama genelleştirilebilir (Bryman, 2004). Araştırma, karma araş- tırma yöntemine dayandırılıp, veriler anket ve görüşme soruları aracılığıyla toplanmıştır. Geniş kapsamlı alanyazın taramasından sonra geliştirilen anketin kapsam ve yüzey geçerliliği, pilot deneme yapıldıktan sonra, uzman görüşler doğrultusunda sağlanmıştır. Daha sonra 78 maddeli beşli Likert dereceleme ölçeğinden oluşan anketin yapı geçerliliğini incelemek için faktör analizi yapılarak, Kaiser-Meyer Olkin (KMO) katsayı ve Barlett's Sphericity testine tabii tutuldu. Anketin Cronbach's Alpha güvenilirlik değeri .92 olarak ölçülmüştür. Tüm kategoriler için KMO değerinin .79'dan yüksek ve Bartlett testinin anlamlı çıkması verilerin faktör analizi için uygun olduğunu göstermiştir. Geçerlilik ve güvenirlilik çalışmalarından sonra, anket yalnızca öğrencilere uygulanıp, onların öğrenen özerkliğiyle ilgili algılarını ortaya çı- karmayı hedeflemiştir. Görüşmeler ise öğretmenlerin öğrencilerinin özerklikleriyle ilgili algılarını ortaya çıkarmayı amaçlamıştır. Görüşmelerden elde edilen nitel veriler, tematik kodlanarak, içerik analizine tabi tutulmuştur. Nitel verilerin güvenirlik ve nesnelliği yöntem çeşitlemesi ve katılımcı teyidi yapılarak ve uzman görüşü alınarak sağlanmıştır. Araştırmanın Bulguları: Hukuk fakültesi birinci sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilen bu araştırmada, öğrencilere verilen tutum ölçeği sonuçlarına göre, öğrencilerin İngilizce öğrenmeye yönelik olumlu tutumlara sahip oldukları ortaya çıkmıştır (M=3.7). Öğrencilerin kendi özerkliklerine ilişkin algıları ortalamanın altında çıkmış- tır (M=2.77). Sonuç olarak öğrencilerin kendilerini dil öğreniminde yeterince bağımsız ve özerk olarak algılamadıkları sonucuna varılmıştır. Aynı şekilde, yazma becerisinde öğrenci algılarının ortalamanın altında (M=3.2) çıkması kendilerini yazma becerisinde bağımsız ve özerk olarak algılamadıklarını göstemiştir. Öğretmenlerle yapı- lan görüşmelerden elde edilen bulgulara göre, öğrenciler, Hukuk Fakültesi'ndeki tüm bölüm derslerinin Türkçe olmasından dolayı, İngilizce öğrenmeye karşı bir önyargıya sahip olarak döneme başlıyorlar. Ortaya çıkan bulgular öğrencilerin önyargı- larının dönem sonuna doğru azaldığını gösterdi. Bunun sebebi, öğretmenlere göre, öğrencilerin İngilizce dersine aktif olarak katılmaları ve ders dışında da ödevlerini yapmalarıdır. Bulgular, ayrıca, öğretmenlerin de öğrencilerini dil öğreniminde ve yazma becerisinde bağımsız ve özerk öğrenen olarak algılamadıklarını gösterdi. Öğ- retmenlerin algıları göz önünde bulundurulduğunda, öğretim ortamı, araç ve gereç- ler, ve stratejilerin öğrenen özerkliğini engellediği vurgulandı. Ayrıca, öğrencilerin dil kullanımındaki problemlerinin ve öğretmenlere bağımlılıklarının onların öğrenme süreçlerindeki özerkliklerini kısıtladığı belirtildi. Araştırmanın Sonuçları: Öğrenciler dil öğrenmede olumlu tutumlara sahip olduklarını ifade etmelerine rağmen, öğrenci ve öğretmen görüşleriyle çeşitlenen veriler öğrencilerin İngilizce öğrenmede özerk olmadıkları yönünde benzerlik gösterdi. Bu bağlamda, öğretim programının yazma beceri alanının ve öğretim süreçlerinin öğrencilerin yazma ve öğrenmedeki özerkliğini artırmada p
Abstract
Problem Statement: In the field of 21st Century education, curriculum designers are increasingly focusing their attention on quality of learning and learner development in foreign language instruction. The movement towards learner-centred approach has led to an emphasis on the value of learner autonomy in promoting learner development. According to Cottorall (2000), although learner autonomy is a vital part of language learning, it is not sufficiently supported in language learning program designs. Purpose of Study: The purpose of this case study is to examine freshman Law students' perceptions as regards their autonomy in writing classes and their teachers' perceptions of the writing skill area of the curriculum in promoting learner autonomy in the Foreign Language and English Preparatory School.The investigation of the existing situation in these classes provided a comprehensive analysis of the instructional processes in promoting autonomy in writing skills and shed light upon the themes to be reconsidered in the writing skill area of the curriculum. Method: Two-hundred freshman Law students enrolled in English I course and six English language teachers teaching these students formed the study group of the research. As a research method, mixed-method approach was adopted and data were collected through a questionnaire and interview protocols. The validity of the questionnaire was ensured through expert opinion and pilot testing. The factor analysis for the questionnaire was done and the Cronbach's Alpha reliability was measured as .92. The data gathered via interview protocols were subjected to content analysis through thematic coding. The credibility and objectivity of the qualitative data were sustained through method triangulation, expert opinions, and an inquiry auditor. Findings: The findings exhibited that students tend to have positive attitudes towards language learning, yet they do not perceive themselves as autonomous learners in both learning and writing skill. As far as teachers' perceptions are concerned, instructional environment, materials and strategies were found to be inhibiting students' autonomy. What is more, students' problems in language use and their dependence on teachers were reported to be impeding their autonomy in learning. Conclusion and Recommendations: Although students reported having positive attitudes towards language learning, the data triangulated from students' and teachers' perspectives suggest parity in that students are not autonomous learners of English. In this regard, the writing skill area of the curriculum and the instructional processes were reported to embrace problems in promoting students' autonomy in learning and writing. Further studies, through qualitative research methods should be conducted for the thorough examination of learner autonomy in language learning and the problems students face during this process through qualitative research methods.