Dergiler / Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri / 2012 / Cilt: 12 - Sayı: 2
Ahlak Gelişimine Klasik ve Yeni Kuramsal Yaklaşımlar
- Sayfa
- 1211–1225
- DOI
- —
Özet
Ahlak gelişimi alanında literatürde yer alan bilgiler çoğunlukla Piaget ve Kohlberg'in kuramlarına dayanmaktadır. Gilligan ve Turiel gibi kuramcıların ahlak gelişimine yaptıkları katkılar bilinmemekte ve kuramları hakkında Türkçe kaynaklara rastlanmamaktadır. Bu nedenle Piaget ve Kohlberg'in katkılarına değinerek, Gilligan ve Turiel'in kuramlarını tanıtmak ve böylece ahlak gelişimi konusuna daha geniş bir kuramsal perspektiften bakmak gerekli görülmüştür. Bu çalışmanın amacı ahlak gelişimi konusundaki psikoloji kuramlarını tanıtmak ve karşılaştırarak tartışmaktır. Piaget, ahlak gelişiminde "dışabağımlı evre" ve "özerk evre" olmak üzere iki evreli bir gelişimsel eğilim önermiştir. Kohlberg ise kuramını Piaget'in zihin gelişimi alanında ortaya koyduğu evreler üstüne inşa etmiştir. Kohlberg, üç düzey ve altı evreli büyük bir ahlak gelişim kuramı önermiştir. Kohlberg'in ahlak gelişimi kuramı çok etkileyici bir kuram özelliği taşımakla birlikte, yerel, kültürel ahlaki düşünceleri göz ardı etmesi, ahlaki davranışla ahlaki yargı arasındaki bağlantısızlık açılarından eksiklikler içermektedir. Özellikle Kohlberg'in erkeklerle çalışmasına bir tepki olarak Gilligan yeni bir yaklaşımla ahlak gelişimi alanyazınına katkıda bulunmuştur. Ona göre ahlaki konularda kadınlar başkalarının bakım ve korunmasını göz önünde bulundurmaya erkeklerden daha çok eğilimlidirler. Gilligan söz konusu farklılığı "bakım ahlakı" ve "adalet ahlakı" modelleri ile açıklamıştır. Ancak alanyazında geleneksel Kohlberg kuramsal yaklaşımı çerçevesinde kadınlar ve erkekler arasında yürütülen çok az sayıda çalışmanın ahlaki yargı farkına işaret ettiği görülmüştür. Ayrıca Gilligan'ın görüşlerinin farklı bağlam ve kültürlerde sınanmayışı da bir sınırlılık olarak değerlendirilmektedir. Turiel ise ahlak gelişimine farklı bir bakış açısından yaklaşmış ve daha çok sosyal yaşamla ahlaki düşünce arasındaki ilişkilere odaklanmıştır. Öncüsü olduğu Toplumsal Alan Kuramı, ahlak anlayışını toplumsal yaşam içerisinde değerlendirmiş ve "toplumsal gelenek" ile "ahlaki yargı" arasında farklılık olduğu gerçeğini vurgulamıştır. Bu çalışmada söz edilen kuramlar öne çıkan noktaları çerçevesinde sunulmaktadır
Abstract
Ahlak gelişimi alanında literatürde yer alan bilgiler çoğunlukla Piaget ve Kohlberg’in kuramlarına dayanmaktadır. Gilligan ve Turiel gibi kuramcıların ahlak gelişimine yaptıkları katkılar bilinmemekte ve kuramları hakkında Türkçe kaynaklara rastlanmamaktadır. Bu nedenle Piaget ve Kohlberg’in katkılarına değinerek, Gilligan ve Turiel’in kuramlarını tanıtmak ve böylece ahlak gelişimi konusuna daha geniş bir kuramsal perspektiften bakmak gerekli görülmüştür. Bu çalışmanın amacı ahlak gelişimi konusundaki psikoloji kuramlarını tanıtmak ve karşılaştırarak tartışmaktır. Piaget, ahlak gelişiminde “dışabağımlı evre” ve “özerk evre” olmak üzere iki evreli bir gelişimsel eğilim önermiştir. Kohlberg ise kuramını Piaget’in zihin gelişimi alanında ortaya koyduğu evreler üstüne inşa etmiştir. Kohlberg, üç düzey ve altı evreli büyük bir ahlak gelişim kuramı önermiştir. Kohlberg’in ahlak gelişimi kuramı çok etkileyici bir kuram özelliği taşımakla birlikte, yerel, kültürel ahlaki düşünceleri göz ardı etmesi, ahlaki davranışla ahlaki yargı arasındaki bağlantısızlık açılarından eksiklikler içermektedir. Özellikle Kohlberg’in erkeklerle çalışmasına bir tepki olarak Gilligan yeni bir yaklaşımla ahlak gelişimi alanyazınına katkıda bulunmuştur. Ona göre ahlaki konularda kadınlar başkalarının bakım ve korunmasını göz önünde bulundurmaya erkeklerden daha çok eğilimlidirler. Gilligan söz konusu farklılığı “bakım ahlakı” ve “adalet ahlakı” modelleri ile açıklamıştır. Ancak alanyazında geleneksel Kohlberg kuramsal yaklaşımı çerçevesinde kadınlar ve erkekler arasında yürütülen çok az sayıda çalışmanın ahlaki yargı farkına işaret ettiği görülmüştür. Ayrıca Gilligan’ın görüşlerinin farklı bağlam ve kültürlerde sınanmayışı da bir sınırlılık olarak değerlendirilmektedir. Turiel ise ahlak gelişimine farklı bir bakış açısından yaklaşmış ve daha çok sosyal yaşamla ahlaki düşünce arasındaki ilişkilere odaklanmıştır. Öncüsü olduğu Toplumsal Alan Kuramı, ahlak anlayışını toplumsal yaşam içerisinde değerlendirmiş ve “toplumsal gelenek” ile “ahlaki yargı” arasında farklılık olduğu gerçeğini vurgulamıştır. Bu çalışmada söz edilen kuramlar öne çıkan noktaları çerçevesinde sunulmaktadır