Dergiler / Turkish Studies - Educational Sciences / 2020 / Cilt: 15 - Sayı: 4
Gemiadamı Eğitiminde Rol Alan Eğitim Kurumlarına Yönelik Bir Çalışma: Denizci Eğitimciler
- Sayfa
- 2877–2891
- DOI
- —
Özet
Denizcilik eğitimi, Gemiadamlarının Eğitim, Belgelendirilme ve Vardiya Standartları Hakkında Uluslararası Sözleşme (STCW) hükümleri uyarınca uluslararası standartlarda sürdürülmesi gereken bir öğrenim sürecidir. Türkiye’de çeşitli yeterlilikteki güverte ve makine zabitlerinin eğitiminde önemli rolü olan eğitmenler “Gemiadamları ve Kılavuz Kaptanlar Eğitim ve Sınav Yönergesi” nde “Denizci Eğitimci” olarak tanımlanmaktır. Gemiadamları ve Klavuz Kaptanlar Eğitim ve Sınav Yönergesinde, denizcilik eğitimi veren kurumlarda mesleki dersler konusunda belirli sayıda denizci eğitimci belgesine haiz eğitimciler bulundurma zorunluluğu getirilmiştir. Çalışmamızın amacı ilgili yönergede belirtilen denizci eğitimci şartlarının STCW sözleşmesi çerçevesinde değerlendirmesini yapmak ve denizci eğitimcilerin belgelendirmesine yönelik öneriler sunmaktır. Bu doğrultuda Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesinde denizcilik alanında eğitimi veren kurumların eğitimci profilleri araştırılmıştır. Söz konusu kurumlarda görev yapan eğitimcilerin denizci eğitimci ve gemi adamı yeterlilikleri birlikte irdelenmiştir. Bunun yanında YÖK’ün Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği (DUİM) bölümünü müfredatı ile denizci eğitimci nitelik ve nicelikleri arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. MEB bünyesinde görev yapmakta olan ve bilgilerine ulaşılabilen 83 Denizci Eğitimciden 56 tanesinin herhangi bir gemiadamı yeterliği bulunmadığı sadece 12 tanesinin eğitiminden sorumlu oldukları alanların lisans programından mezun olduğu ortaya çıkmıştır. Bu doğrultuda denizci eğitimcilerin %42’si Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği bölümü lisans mezunu iken, %12’si Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği, %2’si Gemi Makineleri İşletme Mühendisliği (GMİM) bölümü mezunudur. Gemiadamı yeterlilikleri incelendiğinde ise %68’inin herhangi bir gemiadamı yeterliliği olmadığı göze çarpmakta, %1’inin uzakyol kaptan, %12’sinin uzakyol vardiya zabiti ve %3’ünün uzakyol vardiya mühendisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca YÖK’e bağlı denizcilik alanında eğitim veren kurumlarda öğretim elemanı olarak görev yapan 149 akademisyenden 94’ü denizci eğitimci yeterliliğine sahipken, 46’sı DUİM ya da GMİM lisans alanlarından mezundur. Buna göre ise akademisyenlerin %63 oranında denizci eğitimci, %37 oranında ise bu yeterliliğe haiz olmadıkları gözükmemektedir. Yine kişilerin lisans eğitim durumlarına bakıldığında ise %31 oranının DUİM ya da GMİM bölümlerinden mezun oldukları %69 oranının ise diğer alanlardan mezun olduğu görülmektedir. Ayrıca tüm bu bulgulara ilave olarak denizcilik bölümlerindeki öğrenci kontenjanının 1107 adet olduğu ortaya koyulmuştur. İnsan hatalarının kazalar üzerindeki payı %75 düzeyinde olduğu çeşitli araştırmalarda belirtilmiş ve insan hatalarının nedenlerinden birisinin de eğitim eksikliği olduğu ortaya konmuştur. Sonuç olarak çalışmamızda denizcilik eğitiminde rol alan denizci eğitimcilerin belgelendirilmesine yönelik eleştiriler ve öneriler sıralanmıştır.
Abstract
Maritime education is a learning process that must be maintained at international standards in accordance with the STCW (International Convention on Standards of Training, Certification and Watchkeeping for Seafarers) Convention regulations. The trainers who have significant responsibilities to train various qualified deck and engineer officers, these are called as “Seafarer Trainer” according to “Regulation on Education and Examination of Seafarers and Maritime Pilots” in Turkey. Maritime training institutions have been obliged to have suitable trainer certified with seafarer trainer certification on vocational courses with regard to Regulation on Education and Examination of Seafarers and Maritime Pilots. The purpose of our study is to evaluate the conditions of the seafarer trainers specified in the related regulation within the framework of STCW Convention and to provide recommendations for the certification of seafarer trainers. In this direction the seafarer trainers profiles within in the Higher Education Instution and Ministry of National Education institutions providing education in the maritime field have been investigated. The tariners who are working in these institutions have been examined the seafarers trainer and seaman qualifications. Additionally, the relationship between the correlation of maritime transportation management engineering department curriculum and the quality and quantity of seafarers trainings were compared. It is revealed that 56 among 83 Maritime Trainers, who work in Ministry of National Education and whose information could be obtained, do not have any seafarer competency and that only 12 trainers have graduated from the undergraduate programs of their fields. In this direction, 42% of seafarer trianers graduated from the fisheries technology engineering department, 12% graduated from marine transportation management engineering and 2% graduated from marine engineering department. Besides, 94 out of 149 academicians in Higher Education Instution have a certificate of seafarer trainer and 46 of the academicians are graduated to maritime transportation management engineering or marine engineering departments. Accordingly, while 63% of academicians are seafarer trainer, 37% of them do not have this qualification. Considering the undergraduate education levels of the individuals, it is seen that 31% of them graduated from maritime transportation management engineering or marine engineering departments and 69% of them graduated from other fields. It was also revealed that the student quota in the maritime departments is 1107 in addition to all these findings. It has been emphasized in several studies that the share of human errors in accidents is 75% and that one of the reasons for human errors is lack of education. As a consequence some complaints and suggestions for the certification of seafarer trainers involved in maritime education are listed in this study.