Dergiler / Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi / 2014 / Cilt: 47 - Sayı: 1
Yaşam Boyu Öğrenme ve Türkiye
- Sayfa
- 81–102
- DOI
- —
Özet
Günümüzde bilgi toplumunun olmazsa olmazı olarak ifade edilen yaşam boyu öğrenme kavramı, yeni liberal politikalar çerçevesinde, gelişen teknoloji ve oluşan rekabet ortamında piyasanın nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak ereğiyle sık sık gündeme getirilmektedir. Gerek uluslararası, gerekse ulusal platformda, beşikten mezara söylemi üzerinden hareketle, giderek bireyselleştirilen bir öğrenme modeli içerisinde mesleki yeterlilik kazandırmak hedeflenmekte, öğrenme eyleminin tüm sorumluluğu bireyin omuzlarına yüklenmektedir. Bu koşullar altında tercih olmaktan uzaklaştırılan öğrenme eylemi, yarışa ve hatta zorunluluğa dönüşmekte, tam anlamıyla bir sertifikasyon süreci içerisine sıkışıp kalan birey ise yaşam boyu öğrenmeye mahkum edilmektedir
Abstract
Today, lifelong learning term, stated as sine qua non of the knowledge society, is often brought to the agenda for the aim of qualified employee supplement within the framework of neoliberal policies. Whether on international or national platform, by means of the discourse “from cradle to grave”, gaining professional competence is targeted and the whole responsibility of learning action is loaded on individual’s shoulders in the concept of an individualized learning model. Under these conditions, the act of learning removed from being a preference turns into a race even a necessity and the individual completely trapped into a certification process is left doomed to lifelong learning.